Ana Sayfa Eğitim, Gündem 18 Mayıs 2021 850 Görüntüleme

Genç edebiyatçı Özlem Çallı ile keyifli bir sohbet

Son dönemde yayınladığı Mülteci ismili kitap ve sosyal medyadaki günlük yazıları ile beğeni toplayan genç edebiyatçı Özlem Çallı ile hoş bir sohbet gerçekleştirdik.

İşte sorularımız ve Özlem Çallı’nın verdiği samimi cevaplar.

– Sevgili Özlem, kısaca öz geçmişinden söz eder misin?

20 mart 1979 tarihinde doğdum. Aydın/ Söke’liyim. Ortaokul ve lise eğitimimi Söke Hilmi Fırat Anadolu Lisesi’sinde tamamladım. Üniversite eğitimimi de 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda tamamladım. Sonrasında da bir yıl İngiltere-Bournemouth-MLS College’da Halkla İlişkiler ve Pazarlama üzerine sertifika programına katıldım. 2002’den beri devam eden iş  hayatımda İngilizce öğretmenliği, bankacılık ve çevirmenlik yaptım. Şu an bir tekstil firmasında yurtdışı pazarlama uzmanlığı görevimi sürdürmekteyim.

-Edebiyata olan ilgin nasıl oluştu?

Edebiyata ilgim ilkokulda sözcüklerin büyüsünü keşfettiğimde başladı. Yeni öğrendiğim her sözcük bende garip bir heyecan uyandırırdı. Anlamını bilmesem bile büyülenirdim. Bir rüya görmüşüm gibi gece o kelimeyi düşünür tekrar ederdim. Ta ki anlamını öğrenip cümle içinde kullanmaya başlayana dek. Daha sonra sözcüklerin bu büyüsü beni kitaplara itti. Yazma serüvenim de kesinlikle bir rüya ile başladı.

“Masmavi bir denizin kenarındaydı.Kıyafetleri ile denize attı kendini.Yüzdü,yüzdü,yüzdü…Tam o sırada birden gökyüzüne doğru yükselmeye başladı.Uçuyordu!! Nasıl olabilirdi bu? Mümkün müydü? Denizin içindeki balıkları sayıyordu adeta, yunusların ardı ardına atladığını görüyordu..Özgürlük bu olmalıydı, hiçbir şey hatırlamıyordu şu an..Kafasına dert ettiği, tasalandığı her şeyden kurtulmuştu.Sanki, negatifliğin dünyaya hiç gelmediği, pozitifliğin herşeyi kurtarabileceğini düşündürten (?)  bir kişisel gelişim kitabının içinde hissediyordu kendini…”Dedi kendi kendine “ Halbuki, ne yalan gelirdi bana o kitaplar, şimdi neden böyle geliyor bana? Denizleri aştı, mavi birden kayboldu..Mordan pembeye, yeşilden sarıya, rengarenk çiçeklerin olduğu bir yerleşim yeriydi burası.Bir köydü galiba! Eski tarihi kalıntılar, kafası kopmuş heykeller, görüntüsünden çok çok eski zamanlardan kaldığı apaçık ortada olan minarelerin olduğu bir yerdi burası.Birden kulağına o çok sevdiği İtalyanca  şarkının melodileri geldi ” Lasciate mi Cantare” ..Tutan mı vardı onu bu uçsuz bucaksız gökyüzünde? Sonuna kadar bağıra bağıra söyledi…Özgürdü hem de hiç olmadığı kadar..Artık köyü de aşmıştı, yine mavi kapladı her yeri..Mavinin milyon tonu…Denizin laciverti, bulutlara yansıyordu. Koskocaman bir eve, sevimli bir kediye, dua eden nur yüzlü teyzeye benzettiği bulutlara adeta bir kuoför röfle yapıyordu..Lacivertin üstüne bebek mavisi…Bir an düşündü, hayal gücüydü bu, içindeki bir düş..Sağlıklı her insanın sahip olduğu ve günümüzde heba edildiğinden, çok dışa vurulamayan hayal gücü…”

“O kadar mutluydu ki…Çocukluğunda hayal gücünü karşısına alır saatlerce konuşurdu.Birlikte geliştirirlerdi hayalleri, saatlerce bitmezdi sohbetleri..Uzun süre önce onu terk etse de, demek ki unutmamıştı onu..Bugün yine onun yanındaydı..İşte! Yine hayal gücü onu yarı yolda bırakmamıştı ve istediğini vermişti…Yanında onunla birlikte uçan yüzlerce pembe,yeşil,beyaz filler; lacivert röfleli bulutların üzerinde yüzen çipuralar, kefaller, istavritler vardı..”

Derken saatin alarmı çalmaya başladı…Evet bu sadece bir rüyaydı..Belki de onu çocukluğuna götüren en güzel rüyaydı..Bugün çok güzel bir gün olacaktı, hayal gücü rüyasına gelmiş ve ona hep orada olduğunu hatırlatmıştı.Benim  düzenli olarak yazı yazma  serüvenim bu rüyayı gördükten  sonra, 40 yaşındayken başladı..Gördüğüm bu rüya adeta benim içimde yıllardır birikmiş olan bir özlemi gerçekliğe kavuşturan bir anahtar rolü üstlendi..Gittiğim şehirlerde gördüğüm tarihi yerleri, tanıştığım insanları, yediğim yemekleri, dinlediğim müzikleri hep yazdığım bir defterim oldu, düzenli olarak tuttuğum güncelerimde..Bir nevi günü kurtarmaktı benim için..Ama bu rüyadan sonra, yazı yazmanın anlamı ve amacı benim  için bambaşka bir rol aldı..

-Kitap yazmaktaki amacın nedir?

Yazı yazmak benim için bir sihirli değnek adeta.Bir nesneyi, bir evi, bir insanı farklı şekilde anlatmak ve bunu anlatırken de ego tatminliğinden çok, saatlerce duru bir betimleme denizinde yüzüp, sonunda bir şeyler hatırlatabilmek.

Bu anlamda da yazdıklarımı paylaşmayı seviyorum, mutlu oluyorum. Arada sırada, özellikle güncel konularda yazdığımda yazdıklarımın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini ve boşa zaman kaybı olduğunu söyleyenler çıkıyor. Kimseye “ders verme” gibi bir niyetim yok. Kesinlikle “niyetin saflığına” inanıyorum. Yani, beni mutlu ediyor.

-Gençlere olan önerilerin neler?

Etrafımdaki gençlere baktığımda (özellikle sosyal medyada) okuyanların çoğunlukta olduğunu görüyorum ve bu çok büyük bir mutluluk. Hem okuyup, hem de yazanlar var. Kendilerini çok güzel, net, tarafsız bir şekilde ifade edebiliyorlar.

Bir ablaları olarak tavsiyem, özellikle okumayanlar için, okumaya bir an önce başlasınlar. Güncen güne artan tüketim arsızlığı, daha çok almalısın psikolojisi onları bir noktada mutlu edebilir sadece. Maalesef, ilerisi yok. Ama kitaplar öyle değil. Her biri ayrı bir dünya ve onları ileri götürür.

En az iki yabancı dilde yazma ve okumada kendilerini geliştirsinler. Geliştirsinler ki, her türlü yabancı kaynaktan da dünyada neler olup bittiğini araştırsınlar, görsünler.

Okumanın, araştırmanın büyülü dünyasında hep bir merhabaları olsun.

-Gelecekteki hedeflerin nelerdir?

Buna çok kısa bir şekilde cevap vermek istiyorum. Her gün bir önceki güne daha mutlu, daha pozitif, daha yaşama bağlı, doğru ve düzgün insanlarla iletişim ile beraber kendimi daha iyiye doğru geliştirebilmek.

– Bundan sonraki edebiyat çabaların neler olacak?

Ulusal bir gazetede köşe yazarlığı yapmak istiyorum.

Şu an üstünde çalıştığım bir şiir kitabım var. Ayrıca, herkes için çok önemli olan bir kavram hakkında da yeni bir kitap çalışmam olacak.

Yazmaya devam ettiğim sürece, yazdıklarımı insanlarla paylaşmaya devam edeceğim.

Ne ki, bir gün yazmayı bırakırsam( düşük bir ihtimal olsa da), asla okumayı bırakmayacağım. Kitaplar benim için hep en iyi dostlar olacak…

 

Bu söyleşi için sizlere çok teşekkür ederim.

Biz teşekkür ederiz.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil