Ana Sayfa Gündem, Kültür 8 Haziran 2021 446 Görüntüleme

Kuşadası’nın yetiştirdiği ödüllü karikatür sanatçısı Fahriye Çıtaklı ile keyifli bir söyleşi yaptık

Kuşadası’nın yetiştirdiği karikatür yarışmalarında ülkemizi temsil eden ödüllü karikatür sanatçısı Fahriye Çıtaklı ile güzel bir söyleşi yaptık.

Keyifle okumanız dileğiyle.

 

-Kısaca özgeçmişini aktarır mısın?

Kuşadası doğumluyum, ilk orta ve liseyi Kuşadası’nda tamamladım. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Resim bölümünü burslu olarak kazandım. Okulumu bitirdikten sonra, görsel sanatlar öğretmeni olarak iş hayatına atıldım. Aynı zamanda “plato film okulunda” sinema film yapım yönetim eğitimi aldıktan sonra kısa süre dizi sektöründe sanat yönetimi olarak görev yaptım. Ulusal ve uluslararası karikatür yarışmalarında ödül aldım ve çalışmalarım sergilendi. Hala İstanbul’da sanat çalışmalarıma devam etmekteyim.

 

-Karikatür sanatı ile tanışman nasıl oldu?

Küçükken eve düzenli olarak üç gazete girerdi. Turan Selçuk’un Abdülcanbaz’ı , Suat Yalaz ve Abdullah Turan’ın Tarkan, Kara Murat’ını (gazete eklerini) takip ediyordum, Oradaki çizimleri etüt ederdim.  Hatta daha 6 -7  yaşımda Adile Naşit ve Turgut Özal’ın  ekranda sabit durdukları süre içerisinde çizimlerini yapardım. Kalabalık bir ailede olmama rağmen yeteneğim ailem tarafında fark edildi.  Yazları Kuşadası sahilinde çizim yapan çizerleri ilgi ile izlerdim. Para biriktirip  ‘Gırgır ‘ gibi mizah dergilerini satın almaya başladım. Kısa süre içerisinde evimizi karalamalar, çizimler, mürekkep şişeleri, boyalar, kâğıtlar, dergiler istila etti.

 

-Katıldığın yarışmalar oldu mu?

Ulusal ve uluslararası karikatür yarışmalarına katılıyorum, üretime katkısı ve gelişimi büyük oluyor.

Sırbistan’da 2020 yılında uluslararası hayvan konulu  karikatür yarışmasında  ödül  kazandım.

2020 Güney Korede SİCACO ‘da  özel ödül kazandım.

Yine Kıbrıs’ta finalist ödülleri kazandım.

Yurt dışında  ve Türkiye’deki Uluslararası yarışmalarda örneğin YEŞİLAY, NASRETTİN HOCA GİBİ PRESTİJLİ YARIŞMALARDA  eserlerim kataloglarda yer aldı.

 

-İlerideki hedefin nedir?

Sanatçı olarak derdim var, hedefim de hayli çok, duyarlılığımı yitirmeden iyileşmek iyileştirmek , sarmak sarmalamak, toplumsal sancılara karşı başkaldırı, inandığım işleri yapmak . gerçeklikten ve gerçekçilerden kaçmanın türlü yanılsamalarla gizlendiği yüceltildiği şu günlerde onurlu bir tutum içinde özgürce sanatımı yapmak , koşulları sağlamak ve yeni nesil için ilham olmak.

”Bir sanatçının hedefi her zaman kendini aşmak olmalıdır. Hep daha iyiye ulaşma çabasıdır sanat. ”

Yeni bir eserimi değerlendirirken tek ölçütüm bir önceki eserim olur. Eğer onun üstüne bir şeyler katabildiysem başarıyı yakalamışım demektir. Sanattaki gelişmeleri takip etmek, bu anlamda gözü kulağı dünyada olmak da çok önemli. Ben ülkemiz ve dünya adına sanatta çok daha güzel ve büyük gelişmeler olacağına yürekten inanıyorum. Sanat insanla beraber var oldu, insan olduğu sürece de var olacaktır. Üretmeye devam edeceğim kalıcı ses getiren dünyaya açılmış ve sesini duyurmuş bir sanatçı olmak.

 

-Son olarak katıldığın etkinliklerden bahseder misin?

Pandemi sebebiyle bir çok  sanat etkinliklerinin  tarihleri ertelendi. Bunlardan en önemlisi Uluslararası  ARTCONTACT İSTANBUL ÇAĞDAŞ SANAT FUARI  idi.31 Mayıs -6 haziran tarihleri arasında  AVRASYA  GÖSTERİ VE SANAT MERKEZİNDE  ( Şimdiki adıyla Kadir Topbaş sanat gösteri merkezi )

Yaklaşık 5 bin  eserin sergilendiği  fuara  5 eserimle katıldım . Eserlerden özellikle biri daha önce  bazı galerilerden veto yemiş eserimi sergileyebildim ve eserim tahmin ettiğim gibi epey ilgi gördü . Çünkü eserin günümüz koşullarına uzanan bir anlatımı vardı. Dünyadaki hala var olmuş, faşizm, ırkçılık ve baskıya karşı  biraz da kara mizah olan anlatılmış “Hitler portresi” idi. Eserimin tamamını kuru kafalardan  tasarlayarak oluşturdum.

Faşizm terimi yüzyıla yakındır hayatımızda olsa da, insanlık tarihi boyunca ırkçılık ve dikta rejimleri hep var olmuştur. Ama baskının ve baskıcının olduğu yerde daima özgürlük için mücadele eden aydınlar vardır. Sanat da bu mücadelenin verildiği alanlardan biri olmuştur. Bu sanat eseri de faşizmle mücadeleyi sürdürme niteliği taşımaktadır.

Eğer yeryüzünde faşist yönetimler hâlâ varlığını sürdürüyorsa uzakta gözüken diktatörlük distopyalarının bize hiçbir zaman uzak olmayacağı ve bir sonraki hedefin bizim özgürlük alanımız olabileceğini ifade eder.

Hitler’in bize baktığı o bilindik, tiksinç ve herkesi aşağılayan yüz ifadesinin resmedilmesi rastlantı değildir. Bu onun özellikle seçilmiş, faşizmi anlatan biricik ifadelerinden biridir.

Hitler’in yüzündeki dokularda kullanılan kafatasları dikta rejimlerinin kurbanlarıyla beraber yücelmesi ve gücünü koruyabilmesini anlatır.

Bununla beraber, eli kanlı faşizmin milyonlarca kurbanına bir göndermedir.” Diye ifade etmektedir.. Dünya’da da günümüzde bu personayı yüzüne takmış liderler ve karakterler hala bulunmakta ve sanat bununla mücadele edecek en büyük silah olmalı.

 

Çok teşekkürler, başarılarınızın devamını dileriz.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil