Ana Sayfa Eğitim, Gündem, Kültür 16 Haziran 2021 365 Görüntüleme

Efeler diyarının yazarı Etem Oruç ile Ege üzerine söyleşi

Kuşadası’nda yaşamını sürdüren değerli yazar Etem Oruç ile keyifli bir söyleşi yaptık.

Okumanız dileğiyle:

-Sevgili Etem Oruç bize özgeçmişinizi anlatır mısınız?

1947 yılında Aydın ili, Kuyucak ilçesinin, Karapınar Köyü’nde doğdum. İlkokulu Karapınar Köyü’nde, ortaokulu Nazilli’de, öğretmen okulunu Ortaklar Öğretmen Okulu’nda, Eğitim Enstitüsünü Türkçe Bölümünü İzmir’de okudum.  Siirt, Isparta, Denizli, Aydın ve Nazilli’de 29 yıl öğretmenlik yaptım.   Ortaklar Öğretmen Okulu’nda başladığım yazma çalışmalarına, Öğretmen Dünyası, Çağdaş Türk Dili, Afrodisyas-sanat, Berfin Bahar, Kıyı, Öykü Teknesi, Beşparmak, Çalı, Çıtlık, Aykırı Sanat, Adıçkuşu, Sarızeybek, Adabelen, Akköy, Aydın Aydın, Hürsöz, Maki, Tay, Tomolos gibi, pek çok sanat ve düşünce dergisinde sürdürdüm.

2003’te “Kuşadalı Bir Yurttaş,”  2005’te “Günebakan,”    2010’da “Nazilli Cumhuriyeti”,  2011’de “Çakıcı Dağdan İnmiyor”,  2012’de “Gizemli Kadın Efe” ,  2013’te “Atçalı Kel Ve Yağdereli Sinanoğlu Efe”,  2014’te “Şu Ege’nin Efeleri”, 2015’te “Ege’nin Kızı” 2016’da “Birgili Cennetoğlu” 2017’de “Ege’de Börklüce ve Bedreddin”, 2018’de Umur Bey’den Atatürk’e Efelik, 2019’da Meyhaneci Şahap, 2021’de Karapınar Esintileri adlı kitaplarım yayımlandı. Öykü yarışmalarında 2003’te Sarızeybek, 2004’te Hacıbektaş, 2005’te Samim Kocagöz ve Abdullah Baştürk İşçi Öyküleri,  2006’da Ümit Kaftancıoğlu, 2007’de Mevlüt Kaplan , 2007’de Aydın kültür 3. Yörük Ali Efe ödülünü, 2016’da Aydın Gazeteciler Cemiyeti Efe Kültürüne katkı ödülü verildi.  Şiirde de 2005’te Sarı zeybek, 2006’da Yenice “Laiklik ve Dünya Barışı” şiir ödülünü aldım. Dil Derneği, Dünya Yazarlar Birliği PEN , Türkiye Yazarlar Derneği, Aydın Yazarlar ve Şairler ve Derneği  üyesiyim.

Adana, Çukurova yöresini, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Muzaffer İzgü gibi pek çok yazarımız yazmasına karşın Ege yöresi yeterince yazılmadı. İlk yüzyıllardan beri kültürün yeşerdiği bu toprakları da ben yazmaya koyuldum. Deşeledikçe altından o denli çok kültür birikimi çıktı ki, ben de şaşırdım. Öncelikle Kurtuluş Savaşı döneminde Kuvayı Milliye direnişine liderlik eden efelerle yola çıktım. Ege yöresinin efelerini, Ege’nin yaşam biçimini, kültürünü, araştırarak öykü, destan ve şiirlerimle dillendirmeye çalıştım. Coğrafyam benim kaderim. Ege toprağından beslenen bir zeytin ağacı gibiyim. Köküm toprağında, gövdesi, dalları yıldızlara uzatarak, yerel kültürümüzü ulusala taşımaya çalıştım. Kalemini bir pergel gibi doğup,  büyüdüğü topraklara saplayarak Ege kültürünü harmanlamaya çalıştım…      Ege’nin bitek toprakları havalandırıp kültür ve tarihine ışık tutmak beni çok etkiledi…  Geçmişimizi aydınlatarak, geleceğimizle bağ kurmayı sağladım. Yurt sevdalısı, Atatürk sevdalısı, Ege sevdalısı bir yazarım…

-Yazma serüveniniz nasıl başladı?                                                                                  Yazma serüvenim Ortaklar Öğretmen Okulunda başladı. Mesut Tarcan şair bir öğretmenimizdi. Bizleri Türk Dili ve Varlık dergilerine abone yaptı. Çeşitli kitaplar okuyup incelememizi önerdi.  Kültür Edebiyat kolu için yazdığımız şiirlerin iyi olanlarını dergilere göndererek, bizleri heveslendirdi. İlk şiirim Türk Dili dergisinde çıktığında dergiyi yastığımın altına koyarak yatmıştım. Bir ateş düştü mü yüreğe, artık rahat uyuyamazsın.

-En çok hangi yazarlardan etkilendiniz?                                                                      Öğretmen okulunda dünya klasiklerinin pek çoğunu okudum. Bilgi birikimi olmayan kişilerin düşünce ufku da açılmıyor. Türk yazarlarımızdan Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı, Yaşar Kemal, Nazım Hikmet gibi yazarlarımızın benim üzerimde etkisi olmuştur…

-Aydın Bölgesinin Yaşar Kemal’i olma hayaliniz oldu mu?                                              Yaşar Kemal, Anadolu kültürünü harmanlayan, destanından, masallarından, kültüründen beslenen bir seçkin yazarımız. Doğa betimlemeleri çok özgün. O bile Ege Kültüründen etkilenmiştir. Örneğin Cumhuriyet Gazetesinde çalışırken Ödemiş’e gelir. Çakırcalı efe takipçisinin anı defterini alıp, “Çakıcı” kitabını yazar. İnce Mehmet Bademiyeli’dir ama onun hoşuna gittiği için bu adı Çukurova’da yazdığı kitapta “İnce Mehmet” olarak kullanır. Ben de aynı kaynaklardan beslendim. Benim doğa betimlemelerimi, destansı anlatımımı Yaşar Kemal’e benzetenler var. Benim ne olduğumu zaman içinde eleştirmenler karar verecek. Yaşar Kemal olmak kolay değil. O’nu tüm dünya tanıyor.

-Yazma serüveninizde Kuşadası’nın nasıl bir rolü oldu?

Kuşadası benim sevdalı kentim. 1960’lı yıllardan beri gelip giderim. Türkçe öğretmenliğinden emekli olduğum yıl, benim -Aydın’ın kültür babası- dediğim; Şair, Yazar, Milletvekili Mustafa Kemal Yılmaz ile Kuşadası’nda karşılaştık. Benim denemelerimi çok sevdiğini söyleyerek, bunları Söke’deki Beşparmak ve Ankaradaki Müdaf-i Hukuk dergilerinde yayınlatalım dedi. Ve böylece yazma denemelerimin ilk basamağı Kuşadası oldu diyebilirim. Bir gün Avcılar Kulübünde İsmail Dirim’le beni tanıştırdı. Çok ilginç biri olduğunu, Meydandaki Atatürk Anıtı ve Selçuk’taki Uğur Mumcu anıtını İsmail Bey’in yaptırdığını söyleyince ona olan ilgim daha da arttı. Mustafa Kemal Hoca aracılığıyla İsmail Abiyle ilişkilerimiz daha da derinleşti. Okuduğu gazetede sevdiği yazıları fotokopiyle çoğaltıp dağıtıyor. Kasım Yaman Parkında yerlere atılan poşet ve kağıtları topluyor. Sıra dışı bir insan. Sonunda onun yaşantısı olan “Kuşadalı Bir Yurttaş” kitabını yazdım. Saatte 30 Kilometreyi geçmeyen arabasıyla Söke’ye giderek, benim yazma denememin ilk kitabı Kuşadalı Bir Yurttaş’ı 2000 tane basıldı. İsmail abi de gazete dağıtır gibi dağıttı. Kuşadası şiir günleri, gönlümüzün bülbülleriydi. Fevzi Gencer abimle şiirler okurduk. Sonraki yıllarda “Günebakan, Şu Ege’nin Efeleri, Gizemli Kadın Efe, Ege’nin Kızı gibi kitaplarım basıldıkça İbramaki Kültür Merkezi’nde kitap tanıtım ve imza günlerim oldu. Daha sora KUAKMER müzesi açıldı. Kitap tanıtımı ve imza günlerim orada davam etti. Kuşadası’nda düzenlediğimiz Öykü-Şiir günlerinde çok şeyler öğrendim. Kuşadası Kitap fuarlarında kitaplarımı imzaladım. O kadar çok ki Kuşadası ile anılarım. Kuşadası ile ilgili yazdığım öykülerin bir kısmını “Meyhaneci Şahap” kitabında yayınladım. Kuşadası ile yazdığım şiirler dosyamda duruyor. Kuşadası benim yazın yaşantımın doğum yeridir diyebilirim. Sevdalıyım bu kente. Bir yerinde bir olumsuz şey gersem eleştirir, uyarırım. İnsan sevdiği şeyleri sahip çıkıp, korumalı. Kuru kuruya sevda olmaz ki

-Bugüne kadar kaç kitap yayınladınız? Bunlardan en özel olanı hangisidir?

Basılmış 15 kitabım var. Dosya halinde yayınlanacak 11 dosyam da sırada bekliyor. Yüzlerce denemem, öykü ve şiirlerim de dergi ve gazetelerde yayınlandı. Önceleri bana destek olan büyüklerim vardı. Örneğin Mustafa Kemal Yılmaz, Mahmut Esat Bozkurt’un kızı Gün Bozkurt Tekan, bazı kaymakamlar kitapların çıktığında belli miktarda alarak destek oluyorlardı. Ne yazık ki onlar da sonsuzluğa uçtular. Benim özellikle öne çıkardığım bir kitabım yok. Hepsi de benim çocuklarım. Örneğin çekine çekine bastırdığım bazı kitaplar okuyucu tarafından çok sevildi. Basımı da tükendi. Okuyucularım en seçkin seçici…

-Yazmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?                                                                      Öncelikle insanların doğuştan getirdikleri yetenekleri olmalı. Bu yetenekler bol kitap okuma, inceleme, araştırmayla varsıllaştırılmalı. Nurullah Ataç, “ Okuduğun kitaplarla odanın dört duvarını ör, boyuna aşmaya başlayınca yazmaya başlayabilirsin,” diyor. Okuyup, inceleyerek kendini beslemeden bir yerlere varmak kolay değil. Örneğin dergilere abone olarak kendini kanıtlamalısın. Dergiler yazarların fidelikleridir.

-Toplumdan ve okuyucularından size gösterilen ilgiden memnun musunuz?

Ülkemizde okuyucu sayısı az olmasına karşın benim kitaplarıma gösterilen ilgiyi oldukça iyi buluyorum. Kitaplarımın bazıları 2. 3. Baskısı yapıldı. Pek çoğu da yayınevlerinde kalmadı. Ege’nin insanı bir başka güzel. Kitaplarımın tamamı Ege kültürünü harmanladığı için Üniversiteler ve meraklılar çoğunlukla takım halinde alıyorlar. Okuyucularımdan memnunum da kurum ve kuruluşlar da destek olsalar, bugünün zor koşullarında basılmayan dosyalarımı da bastırsam, çok mutlu olurum. İlginiz için teşekkür ederim Zeynep Hanım..

Biz de bize bu zamanınızı ayırdığınız ve gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ederiz.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil