FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Yazarlar 22.03.2022 1028 Görüntüleme

Şair , Yazar , YEŞİM'İN ADASI

İNSANIN ÜLKESİ NERESİDİR?

Bir Pazar sabahındayım .Çok severim Pazar sabahlarını. Cuma günkü yazımda bir Pazar sabahı yazısı olacak yine. Erken kalktım bu sabah. Kahvemi yaptım ve sallanan koltuğuma oturdum. Ada’yı seyrediyorum keyifle. Balkonumdan Kuşadası öyle güzel görünüyor ki. Bu yazıların yazılmasında hep bu manzara suçlu. Yazdırıp duruyor kalemi elime aldırıp. Güneş doğmaya başladı, denizde koyunlar yüzüyor(beyaz dalgalara ben hep koyunlar derim).Hava rüzgarlı tıpkı kalbim gibi. Deliboran fırtınası misali. Burası benim memleketim, kalbimin attığı,doğduğum,20 sene özlemini çektiğim, doyduğum canım memleketim. Hani o meşhur marş gibi şarkıdaki ’Havasına, suyuna, taşına, toprağına bin can feda…bir başkadır benim memleketim…’diye kalbimizle söylediğimiz ülkemiz, memleketim.

 

İNSANIN ÜLKESİ NERESİDİR?

Belli bir yerdeki toprak parçası mıdır?

Oradaki ırmaklar mı?

Göller mi? Gökyüzü mü?

Ayın doğuşu mu? Güneş mi?

İnsanın ülkesi ağaçlar mı, bağlar, çimenler,

kuşlar, kayalar, tepeler ve dağlar ve vadiler midir?

İklim midir? Bir yerin ilkbaharı, yazı ve kışı mıdır?

Kulübeler ve evler, şehrin sokakları…

masalar ve sandalyeler, çay ve sohbet midir?

Yaz sıcağında dalında olgunlaşan şeftali midir?

Toprakta yatan ölüler midir?

Göğün altında, o ülkenin her yerinde

konuşulan dilin sesi midir?

Genizden ve yürekten gelen şarkı mıdır?

O dans mıdır? İnsanın ülkesi

havaya, suya, toprağa, ateşe

ve hayata ettiği şükran duaları mıdır?

Gözleri midir?

Gülümseyen dudakları mıdır?

Keder midir?

 

Diyen William Sorayan’ın şiirini okumaya başladım birden bire. Sahi insanın ülkesi neresidir? Benim memleketim Kuşadası…belki de aslında her insanın ülkesi kendi memleketi .Ağacı, denizi, tepeleri, çay bahçesi, kahve içtiği balkonu. Belki de köyü kasabası.

Benim memleketim küçük bir kasabaydı eskiden. Hadi gelin dostlar birazcık benim o minicik güzel kasabaya götüreyim sizi. Ben kahvemi tazeledim. Sizde yapın kahvenizi, alın çayınızı.. hava rüzgarlı belki ama içimiz az sonra ısınacak, anılar çuvalını açıp biraz ahh çekecez..

BIR KASABA. 3 OKUL, 1 LİSE

Bir kasaba vardı, denizin kıyısında güzel insanlarla dolu.

Üç tane ilkokulu vardı bir tanede lisesi. Yapılış tarihleriyle de bir tarihi anlatan.

Mahmut Esat Bozkurt İlk okulu..taş mektep. Adını Kuvay-i Milliye direnişçilerinden ,Bozkut-Lotus davasının muhteşem adamından alan, Atatürk’ün ilk Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt tarafından yapılmış, nice başarılı insanlar mezun etmiş bir ilkokul.

7 Eylül İlkokulu, Kurtuluştan sonra kasabanın kurtuluş günü olan 7 Eylül adı verilmiş.

Devrim İlkokulu, Yeni Türkiye Cumhuriyetinin Atatürk’ün devrimlerinden adını almış. Devrim çocuklarının yetişecek olduğu ilkokul. Şimdi adı Çakabey…Devrimlerden o kadar korkuluyordu ki yıllar sonra adı değiştirildi.

Ve adını, kurulmasında büyük pay sahibi olan, karşı olduğu savaşa hiç gitmek istemeyen ve Kore’deki savaşta askerlerini korumak için bir dere yatağında şehit olup, naaşının bile yerinin bilinmediği ŞEHİT KAYA ALDOĞAN LİSEMİZ. Kaya Aldoğan Kore’deki Ayla filmindeki Ayla’yı sahiplenen taburun komutanıdır .Lisede Milli Güvenlik Dersimize giren rahmetli Kadir Nurlu Öğretmenimizde Ayla’yı sahiplenen askerlerden biriydi.

Tek lise, çevre illerden bile onca zorluğa rağmen gelen öğrencileriyle, efsane öğretmenleriyle,80 dönemlerinde baskıcı cunta yönetiminin öğretmenlerini, müdürlerini sürmesine karşı çıkıp direnen, ailelerinin de destek verdiği ,ülke tarihinde ilk LİSE boykotlarından, direnişlerinden birini gerçekleştirip öğretmenlerini ,müdürlerini yalnız bırakmayan ve geri getiren bizden önceki dönemde okuyan abi ve ablalarımız.. Kaya Aldoğan lisesinin muhteşem öğrencileri. Ülke tarihinde ilk kez bir modern bir dans grubunu kurup gösteriler yapan, kıyafetleriyle bir çığır açan Kaya Aldoğan lisesi öğrenci ve öğretmenleri. Küçük bir not eklemek istiyorum bu dans grubu günümüzdeki Anadolu Ateşi gösterinin ilk örneğidir.

Düşünün ki; Milli Mücadele, Kurtuluş, ve Devrimler ve Şehit Kaya Aldoğan.

Bu dört terim yakın tarihimizin en önemli unsurları.

Ve o küçük kasabadaki bu üç okul ve bir tek lise. Eğitimin ne kadar önemli olduğunun en büyük göstergesiydi.

Küçük kasabanın, küçük insanlarının yani çocuklarının yıllar sonra ben Mahmut Esat’lıyım,7 Eylül’de okudum, Devrim çocuklarıyız diye gururla bahsedeceği 3 okul. Ve tümünün Kaya Aldoğan’lıyız biz dediği güzel KUŞADAM.

Günümüzde dünyanın dört bir tarafına dağılmış o öğrenciler. Ülkemizdeki değerli bilim insanları ,senarist, oyuncu, karikatür sanatçısı, müzisyen, gazeteci, yazar…Mahmut Esat’lı,7 Eylül lü, Devrimci öğrenciler..hepsinin de tek ortak çıkışı da Kaya Aldoğan Liseli olmaları

Bugün benim ,o küçük kasabam devasa bir şehir oldu. Bir sürü okul açıldı. Ama her birinin ailesinde, ana babalarının veya büyüklerinden birinin mutlaka bu üç okulda okuduğu güzel kasabamın, güzel okulları. Tek lisesinden mezun olduğu güzel hemşerilerim.

Ben Devrim çocuğuyum, ama 7 Eylül de okumuş bir annenin kızı, Mahmut Esat’li bir anneannenin torunu. Kaya Aldoğan Lisesi mezunuyum. Ne mutlu bizlere.

Bizlerin okuduğumuz dönemlerde piknik yapmak için gittiğimiz Pilav dağımız şimdi Ege mahallesi olmuş, ağaç dikme bayramında Kese dağına diktiğimiz ağaçlar kesilip binalar yerleştirilmiş. Türk filmlerinin değişmez mekanı olan canım Adam ,ranta, sömürüye betona teslim edilmiş.

Lise yolumuzda sevgiyle duvarına dayanarak içimizdeki gençlik ateşinin en heyecanlı sohbetlerini yaptığımız Tariş binası şimdi bir ucubeye dönmüş durumda. Gösteriler, bayramlarımızı yaptığımız sevgili top sahamız da yakında otoparka dönüşür. Ondan da ümidimi kestim zaten

Limanı satılmış, Balıkçı barınağındaki yaptığımız kabotaj bayramındaki yarışmalardaki o yağlı direk çok farklı bir şekilde girmiş ve girmekte Adamız’a.

Benim güzel kasabam, dünyayı defalarca dönmüş ve taaaa dünyanın bir ucundan sana gelmek için uyumayan,330 gün sonra bile Adama geliyorum diye 17 saatlik yolculukla boğuşan Mahmut Esat’lı sevgili arkadaşım Mutlu Sayar’ın heyecanını,20 sene İzmir’de yaşarken sadece 1 saatliğine bile olsa gelip sabahın 6 sında geri dönüp özlemini gideren beni,ve otobüsün Gazibeğendi deki döndüğü anda karşısına çıkan Küçük adayı ve Adamızı görünce kalbi mutlulukla dolan tüm adalıları,7 Eylül’lü,Mahmut Esat’lı ve Devrimci ve tabi ki Kaya Aldoğan’lı tüm hemşerilerimi Adamıza sahip çıkmaya davet ediyorum.

BENIM,GUZEL AMA YALNIZ KASABAMIN,GUZEL INSANLARI…

BENİM ADAM,SENİN ADAN,ONUN ADASI…değil

KUŞADAMIZ.

BEN DEVRİM ÇOCUĞUYUM.

KAYA ALDOĞAN’LIYIM

ÜZERİME DÜŞENİ YAPIYORUM VE YAPMAYA DEVAM EDİCEM.

TA Kİ BİR GÜN SEVGİLİ ADAMIZ GERÇEK BENLİĞİNİ BULANA DEK.,

BELKİ BİR BAŞKA 7 EYLÜL KURTULUŞ GÜNÜ YAPARIZ, KAHVELERİMİZİ İÇERKEN GAZİBEĞENDİDE.

 

Sevgiyle

22 Mart 2022 Yeşim/ada

Yesimakinci_68@hotmail.com

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil