Ana Sayfa Yazarlar 25.03.2022 904 Görüntüleme

Şair , Yazar , YEŞİM'İN ADASI

BİR PAZAR SABAHI KAHVALTISI.

Salı günkü yazımda size Pazar sabahlarını çok sevdiğimden bahsetmiştim. Sabahları severim…Pazar sabahlarını daha çok severim.

Aslında Cumartesi’ler de en mutlu günlerdir. Sadece pazarları çalışmayanlar için. Kutsal Cumartesi derim ben. Ertesi gün işe gitmeyecek olmanın keyfi, doya doya uyucam hayalleri; ki vücut saati yine de erken uyandırır ve o hayaller hiç gerçek olmaz. En azından benim öyle geçiyor.

Bir çok insan daha doğrusu bayanlar Pazar günleri evde oldukları için temizlik yaparlar. Hele çalışıyorsa Pazar günleri çamaşır, temizlik, yemek telaşından bir bakarlar gün bitivermiş. Ben de yıllarca hep böyleydim. Hiç dinlenemeden pazartesi işe koşardım. Aynı döngü içinde dolanıp dururdum.

Ta ki kanserle mücadelemde galip çıkıp ve kızımla yaşadığım bir Pazar gününe kadar. Hasta halde bile tek derdim evimin temiz olması, çocukların çamaşırlarının yıkanması ve hazır olacak yemeklerdi.

.Bir gün kızım Şirin, bir Pazar sabahı ‘Hadi dışarda kahvaltı edelim, sonra gezelim, kahve içelim anne’ diye benim ‘işim var, temizlik yapcam, çamaşır yıkıcam, yemek ’itirazlarıma rağmen beni dışarıya götürünceye dek. Kahvaltıya gittik. Eve gidince şunu yapayım. Çamaşırı önce atayım vs.diye kendimce konuşuyorum. Kahvaltı sonrası kızımla mağazaları geziyoruz, o girip bakıyor ‘Nasıl bu anne ‘diye kıyafet soruyor, bense bakmadan ’tamam güzelmiş’ deyip geçiştiriyorum. İçeri bile girmiyorum. Derdim bir an önce eve gidip temizlik yapmak.

Sonra akşamüzeri bir kahve içmek için bir yere oturduk. Kızım’sen seversin filtre kahve.. benden hesaplar ‘diye kahveyi almaya gitti. Masaya geldi kahvelerle. Ben ‘eve giderken şunu alayım, temizlik deterjanı bitmişti. Ütüyü gece yaparım’ derken birden kızım ayağa kalktı ve bana ‘Sen eve git, temizliğini yap, çamaşırlarını yıka ve bir daha seninle bir Pazar günü geçirmeyeceğim.Sırf seninle olayım diye arkadaşlarımla programımı iptal ettim.’diyerek çekti gitti ve beni orada bıraktı.Inanın kahveyi yarım bıraktım ve eve koştum.Bir ilkbahar günü…bir Pazar günü,evladımla olmak zevkini çıkarmak varken gidip deli gibi iş yaptım. Eve geldiklerinde içim rahattı.Her yer tertemizdi.Camaşırlar yıkanmış,ütülenmişti,yemekler hazırdı.

Kızım geldi yanıma ve ağlayarak bana sarıldı.’Özür dilerim annecim.Hiç kendine zaman ayıramayacığını düşünememiştim.Sana herşeyi bırakıyoruz,bizimde bir Pazar iznimiz var diye kendimiz geziyoruz ve bütün bunları sen yapmak zorunda kalıyorsun’dedi.

O gün kızımın o sarılışı bana çok önemli bir ders verdi.Ben de haklıydım,O da haklıydı..peki ne yapılmalıydı.Haftalar geçti yine bir Pazar günü kızım dışardaydı aradım’Hadi buluşalım bir kahve içelim,iş miş yapmıcam’dedim.’Üzgünüm annecim,önceden yapılmış bir programım vardı.Malesef bu gün seninle olamıycam,başka güne yapalım’ dedi…ve o başka gün…başka güne kaldı..o Pazar başka pazara kaldı..ve o Pazar sabahları ve Pazar keyifleri hep ertelendi.Şimdi taaaaa Budapeşte’de yaşıyor ve benim onunla bir Pazar geçirmem bir yana senede iki defa görebiliyorum ancak.

Ama o günden sonra çok zorunlu olmadıkça iş yapmadım. Kalktım kahvaltımı yaptım, keyifle kahvemi içtim…radyoyu açtım…dışarı çıkıp gezdim..aylaklık yaptım anlayacağınız.Yıllar geçtikçe bunu daha özenli yapmaya başladım.Sevdiklerimle birlikteyken hep güzel Pazar sabahlarına uyandım ve uyanmaya devam ediyorum.İzmir’deyken sevgili can dostlarım beni Pazar kahvaltılarına çağırırlardı Ada’ya.Hiç üşenmeden otobüse binip gelirdim.’Çayı koyun,sofrayı hazırlayana kadar ordayım’ diye heyecanlı mesajlar attım yoldan.Ve harika pazarlar geçirdim sonra günün keyfini çıkara çıkara otobüse binip dönerdim. O kadar koşuşturmaya rağmen hiç yorulmazdım ve dinç bir şekilde pazartesi

işime giderdim. Hatta yeri geldi. Pazartesileri sabahın köründe ilk otobüse binip uykulu uykulu direk işime gittim.

O kadar mutluydum ki.Hala da öyleyim. Sevdiklerimle güzel Pazar sabahları yaşamanın tadını çıkarıyorum.Tek başıma bile olsam yine de mükellef bir Pazar sabahı kahvaltısı hazırlıyorum kendime.

Her yıl başından bir önceki ve yeni yılın ilk pazarında bu Pazar kahvaltılarıyla ilgili bir yazımı paylaşıyorum.İyi veya kötüsüyle yaşanmış bir yılın son ve umutlarla dileklerle karşıladığımız yeni bir yılın ilk pazarını milat kabul ederek, sevdiklerime, dostlarıma atıyorum. Belki bir sevdiğimi bir sonraki yılda göremeyecek olmanın tarifsiz korkusuyla, belki bir dostumu kaybetmiş olmanın dayanılmaz acısıyla ya da sevdiklerime hasret çekeceğim özlem duygusuyla bıkmadan usanmadan paylaşıyorum.

Ben kadın veya erkeklerin,birbirini seven dostların,sevdiklerimizin,arkadaşlarımızın ve

birbirlerine aşık çiftlerin, beklentilerinin mütevazi ve anlamlı kılmalarını istiyorum.Hayat öyle kısa ki

Benim kızımla yaşadığım o Pazarı,başka pazara kalan o günü sizler yaşamayın.Ben erken far kettim ve inanın iyi ki de farkettim.Yarın yok çünkü…dün bitti…şu an önemli.Hani CARPEDİEM diyorlar ya..Anı yaşayın.

Hadi bugün Cuma,özellikle bugüne yazdım ki,2 gün sonraki PAZAR sabahında kahvaltıdan sonra kahvenizi içerken beni anıp,kulaklarımı fabrika düdüğü gibi öttürün diye.

Sevdiklerinizden,dostlarınızdan ,sevdiğiniz erkekten veya kadından,ya da çocuklarınızdan ,yemeğe dansa götür gibi saçma isteklerde bulunmayın,ya da bana çiçek almadın,şunu almadın gibi tripler atmayın..Ondan tek bişey isteyin…

BIR PAZAR SABAHI KAHVALTISI.

Öle dolu dolu bir sofra olmasına gerek yok.Peynir zeytin,yumurta,domates, bir kase yoğurt ,çay bi de taş fırından alınmış taze ekmek yeter..

O sofradaki domatesin kırmızılığında ,zeytinin siyahlığında veya yeşilliğinde,peynirin beyazlığında,yumurtanın sarılığında ki renklerde, en güzel çiçekleri görüceksiniz,çayını karıştırırkenki ses en güzel müziği getirecek size..ve o ekmeğin köşesini kopartıp sevdiğinizin önüne koyduğunuzdaki o taze ekmeğin kokusu size pahalı parfümlerden çok daha güzel kokucak….ve inanın bana kendinizi öyle huzurlu,güvende ve huzurlu hissedeceksiniz ki…mutluluk nedir diye sormayacaksınız kendinize.

Mutluluk bu işte.

Sevdiklerinizle bir Pazar sabahı kahvaltısı.

Ve hafızanızdan asla silinmeyecek.

Sevdiğinizden BİR PAZAR SABAHI KAHVALTISI isteyin.

Tadı o kadar güzel ki.

 

‘Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı’ diye boşuna dememiş Cemal Süreya.

 

Sevgiyle.

25 mart 2022 Yeşim/ada yesimakinci_68@hotmail.com

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil