Ana Sayfa Ekonomi, Gündem 28 Mart 2022 313 Görüntüleme

Kuşadası Çevre Platformundan “Zeytin” açıklaması

Kuşadası Çevre Platformu Zeytin ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.

 

Açıklama şöyle:

Basına ve Kamuoyuna,

Bugün burada geçtiğimiz 20 yıldır giderek artan eko-kırım faaliyetlerine ve Anayasamız yok sayılarak çıkarılan son yönetmeliklere itirazlarımızı dile getirmek üzere buluştuk. Bu coğrafya binlerce yıldır pek çok kadim kültüre ev sahipliği yaptı. Üzerine bastığımız bu topraklarda uygarlıklar geçimini zeytin ağacından sağladı. Karnını doyurdu, gölgesinde dinlendi. Onu binlerce yıldır barışın simgesi olarak kabul etti ve ona Ölmez Ağaç adını verdi. Yoksunluk ve açlıkta dahi onu kesmeyi aklına getirmedi. Günümüzde ise vahşi sermaye ve sermayenin önünü açmaya çalışan siyasi anlayış, açgözlülüğünü doyurmak için ölmez ağaçlarımızı barbarca yok etmeyi düşünebiliyor. Bu verimli topraklara ve onun üzerindeki kaynaklarımıza çok kıymetli bir miras gibi değil, bir savaş ganimeti gibi davranıyor. Mart 2022 tarihli ve 31765 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile birlikte; elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, zeytinliklerin maden sahasına dönüştürülebilmesinin önü açılmakta. Anayasal Hukuk Devletlerinde; Yasalar Anayasaya, Yönetmelikler ise Yasalara aykırı düzenlenemez. 1939 tarihli Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun; zeytinliklerin korunmasını ve geliştirilmesini düzenlemektedir. Zeytinlik alanların daraltılamayacağını belirten Yasaya göre; zeytinliklerin 3 kilometre yakınında zeytin işleme tesisi dışında çevreye zararlı hiçbir tesise izin verilemez diyor. Yönetmelik bu nedenlerle en başından anayasaya aykırıdır. Zeytinliklerin ölüm fermanı olacak olan bu değişikliği asla kabul etmiyoruz! Binlerce insanın insanın geçim kaynağı olan zeytin ağacının kömüre, taş ocaklarına, madenlere, enerji üretimine kurban edilmesine asla rıza göstermiyoruz. Aynı zamanda zeytin ağacının bir rant aracı olan sonu gelmez tatil siteleri için kesilmesine, köklenmesine de razı değiliz. Kuşadası’nın güzelim zeytin ormanlarının yerinde şimdi şekilsiz apartmanlar yükseliyor. Soruyoruz; doğayı tüketmek üzerine planlanmış bu vahşi inşaat hırsı nereye kadar devam edecek? Bunun bir sonu yok mudur? Gıda üretiminde dışa bağımlı olan, yağını bile ithal eden bir ülke haline geldik. Bereketli topraklarımızın inşaat baronlarına peşkeş çekilmesine hemen son verilmesini istiyoruz. Biliyorsunuz geçtiğimiz hafta Kuşadası Caferli Mahallesi’nde tarım alanları üzerinde Söke Belediyesi tarafından yapılmak istenen güneş enerji santrali (GES) projesine karşı yöre halkı olarak Aydın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne itiraz dilekçelerimizi iletmiştik. Bu türden zeytine karşı bütün olumsuz davranış ve eylemlerin her zaman karşısında olacağız. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 2022 Ocak ayında onaylanan bu değişiklik esasları kamu kurumlarının görüşü alınmadan yayınlanmıştır. GES tesisleri için geniş arazi parçalarının kullanımı gereklidir. Çevredeki doğal alanları, köyleri ve bu coğrafyada yaşayan insanları hiçe sayarak kararname ile ranta açılmasını akla ve mantığa aykırı buluyoruz. 2016 yılında Ağaçlı köyü civarında açılmak istenen JES projesi için açtığımız davada Bilirkişi bu bölgenin doğal tabiat alanı olduğunu, değerli tarım alanlarının bulunduğunu belirtmişti. Ayrıca DSİ kurum görüşü olarak bölgenin içme suyu havzası içinde yer aldığını rapor etmişti. Davamızı kazanmış ve projeyi iptal ettirmiştik. Anlıyoruz ki devlet kurumları rant uğruna kendi kurallarına bile uymayacak kadar çaresiz bırakılmıştır. Ayrıca bu kararname Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne de aykırıdır. Yeter artık, bu kıymetli topraklardan çekin ellerinizi! Son olarak; biz henüz zeytinliklerin enerji amaçlı madenciliğe açılmasına yönelik tepkimizi dile getiremeden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yaptığı yönetmelik değişikliği ile doğal sit alanlarında madencilikten HES’lere, JES’lere, rüzgâr ve güneş santrallerinden doğalgaz hatlarına birçok faaliyetin yapılabilmesinin önü açılmış durumdadır. Yönetmelikte kamu menfaati gereklerinden bahsediliyor. Sözü edilen kamu menfaatlerinin sermaye menfaati olduğunu çok iyi biliyoruz. Siyasi iktidar, yasa değişikliğine dahi gerek görmeden, Meclisi ve toplumu yok sayarak, şirketlerin daha fazla kar sağlaması ve sermaye birikimi için, doğal yaşam alanlarımızı , değerli tarım topraklarımızı talana açmıştır. Kabul etmiyoruz. Bu memleket vahşi sermayenin savaş ganimeti değildir. İnsanlığın bize mirası ve çocuklarımızın geleceğidir.

Kuşadası Çevre Platformu.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

KESO’dan örnek kampanya

KESO’dan örnek kampanya

Hazır Site by Uzman Tescil