Ana Sayfa Yazarlar 29.03.2022 549 Görüntüleme

Şair , Yazar , YEŞİM'İN ADASI

Sanat, Sanat İçin mi? Sanat, Toplum İçin mi?

Yıllardır bu soru hep gündemimde. Halk için olduğunu düşünmüştüm hep yakın zamana kadar.

Son zamanlarda bu fikrim sanat sanat içindir doğrultusunda şekillendi.

Ülkemde sanat bir futbol maçına verilen önem ve değerde bile olamadı maalesef.

Bunu Müslüm ve Bohamian Rahpsody filmlerini izleyince bir kez daha anladım. O filmlerle ilgili bir yazım olacak ileriki günlerde.

Sanatçıların yaptıkları sanatla önemli olduğunu düşünüyorum.

Ama bir bakıyorsunuz ki ,bu durum ülkemde melodrama dönüşüyor.

Eşcinsellere tepki gösterip cenazesini bile kaldırmayan yurdum insanı Bülent Ersoy’u diva diye ayakta alkışlıyor.Bir dizi vardı, Mucize Doktor diye bir dönem. Mucize Doktor’un Ali Vefa’sını gözyaşlarıyla izlerken Otizimli çocuklarımızı ucube diye görüp kendi “Sağlıklı”evlatlarının yaninda olmasına bile tahammül edemeyen insanımız.

Haluk Bilginer’in aldığı Emmy ödülü ardından hemen linç yazıları başladı. Oysa Bilginer’in ‘Şahsiyet’ filmi aslında çok şahsiyetli bir oyuncuya verildi.

Haluk Bilginer’in İngiliz vatandaşı olması “Kahrolsun”diye eleştirilirken, sevgili Yıldız Kenter’in annesinin İngiliz olmasından övgüyle bahsediliyor. Bilginer’in Atatürk için”80 yıldır tapmayı bırakamadık”söylemini anlamadan ki bu söyleme katılıyorum “Atamızı anıyoruz, anlamıyoruz.Yillarca yasla kutlanan 10 kasımların yerine, Atamızı birazcık anlayıp ,Nutuk’u kitaplığımızda rafta süs gibi tutmak yerine gerçekten okuyup anlasaydık, facebook vs gibi platformlarda sadece beğeni butonlarıyla paylaşmaktan çok birazcık da olsa hayata geçirebilseydik fikirlerini,ülkemizin şu an ki durumunda çok daha güzel yerlerde olabilecegine eminim. Fikirlerini ideolojisini hayata gerçekten geçirebilseydik tabi.

Bilginer’in bu söyleminde sadece paragrafı alıp diger söylediklerini anlamamak ve bunun için zaten Ata’mıza dil uzatan diye karalamak bizim insanimizin en büyük cahilliği.Hoş diploma olmadan ülke yönetenlerin,prof ünvanı verilip üniversitelerde konuşma yaptırılanlar da var ülkemde.

Kaldi ki bunu en çok kültürlü cahil dediğim kesim yapmakta.Onlar en tehlikeli kesim.

Ha birde sanatçılar var…Orhan Gencebay,Sezen Aksu vs….ne çabuk unuttuk onların şarkılarıyla geçen gençik yıllarımızı..yok onu demiş, yok iktidarın yanlısıymış…

Bunlar onların düşünce ve özgür iradeleri..Hani biz demokratik bir ülkeydik.Şimdi onlari tu kaka yaparken Selin Ciğerci diye bir bayan(bay) bilmiyorum, yaptığı paylaşımlara muhteşem emojileri gönderiyoruz.Kerimcan diye biri var ne olduğunuda tam anlamış değilim sırf onun belalti iğrenç espirilerini dinlemek için deliler gibi paralar harcayan bir kesimde var…Neymiş bunlar Sanatçıymış.

Kibariye’nin dünyada yaşayan en etkili kadın sesi olduğunu unutup Roman olmasıyla eleştiren…

İbrahim Tatlıses’i imparator yapıp sonra yuhalayan da halkımız değil mi!

Halkımız yaratmadı mı bu durumu!

 

Sesi,oyunculuğu,resimleri,vs….sanatçılığı hiç bir zaman ön plana çıkarılmamış gerçek sanatçılarımızda var..

Tan Sağtürk’ün dünyaca ünlü bale akademisinden ömür boyu kontrat “ki bu bir balete verilen en önemli ödülden biridir. Tan Sağturk bunu alan ilk Türk Balettir.

Fazıl Say,Güher&Süher Pekinel gibi birçok sanatçı sayabilirim.

2009 da boksör tablosuyla Londra’daki müzayede de en pahalı Türk ressamı olarak tanınan New York taki sergisine muhteşem bir ilgi gösterilen Taner Ceylan’i bile bilen yoktur ülkemizde. Sırf cinsel tercihi yüzünden matbaalar katoloğunu basmamıştır.

Böyle olaylar aslında bir sanatçı için ayni zamanda büyük zenginlik demek.Vebalı muamelisi görülüp,örselenip,dışlanan ve muamele gördüğü ülke için yıllar sonra dünyanın en ünlü müzayede evinde afiş ressamı seçilmek de,emmy ödülü almakta doğrusu çok ironik bir durumdur.

Sanat,sadece sanat olduğu için vardır,sanat tamamen güzel farklı ve çarpıcı olmalıdır.Herkes anlayacak diye sanat yapmak herkesin sıradan yaşamasından farklı bir şey değildir diye düşünüyorum.

Düzeysiz ve niteliksiz birçok insana “Sanatçı”ve bunların ortaya koydukları şeylere de “sanat” denildiği ülkemde, sanatı geçtim okumayan bir yurdum insanına da sanat ve sanatçıyı da anlatmak bir o kadar komik.

Güçlü sanat anlayışına ve sanatçısına değer verip bunlara saygı duyan ülkeler,dünyada seslerini duyurabilme gücüne sahiptirler.

Sanatın insanları birleştirici ve kaynaştırıcı bir özelliği vardır.Sanatçı da insanlara barış,birlik ve beraberlik tavsiye eden iyilik tellallarıdır.

Bir sanatçı,icrâ ettiği bir sanatla halkı birbirine düşürüyor,halkı bölüp parçalıyor,sevgiler arasina ayrılık tohumları ekiyorsa o sanatçıya da sanatçı demek mümkün olmaz.

“Hem bölücü hem de anlamsız olan bir sanat,sanat olamaz.Bu sanatın kendi kendini bitirmesi demektir.”diyen Tolstoy’a katılmamak mümkün değil.

Ülkemdeki gerçek sanatın yerini alan eğlence sanatı bu yüzden sanatı ve sanatçıyı anlamayan,anlamak istemeyen bir kitle oluşturdu.Bu yüzden ülkemdeki sanatın “Sanat sanat içindir”söylemini gerçek sanatçılarımızın yaptığını ve bu yüzden haklı olduklarını düşünüyorum.

Umarım bir gün hayat damarlarımızdan koparılmış olan sanatın,sanatçılarımızın gereken önemi ,saygınlığı ve itibari göreceği günleride görebiliriz.

Yitip gitmeden biz,Survivor oyunlarında.Ya da bırakın yemeği,ekmek bulamayan insanımın Master Chefteki bilmemneli soslu pekin ördeği tabağında.

En eski şiir dir der Thales..

Sanat ,ömrümden uzun yaşayacaksın hep.

Sevgiyle..sanatla…

29 mart 2022-Yeşim/ada

yesimakinci_68@hotmail.com

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

MİLLİ PARK VE ANILARIMIZ

MİLLİ PARK VE ANILARIMIZ

Hazır Site by Uzman Tescil