Ana Sayfa Gündem, Yaşam 5 Nisan 2022 379 Görüntüleme

Kuşadası Köylülerinin Ortak Açıklaması

KUŞADASI KÖYLÜLERİNİN ORTAK AÇIKLAMASI
Açıklama şöyle:
Kuşadası Değirmendere vadisinde Jeotermal istemiyoruz
Kirazlı, Yaylaköy, Soğucak, Caferli ve Çınar , kuruldukları günden beri, bu topraklar üzerinde tarımla uğraşmaktadır. Atalarımızdan bize kadar uzanan bu uğraşla, on binlerce insan için gıda üretiyoruz. Tüketicilere daha sağlıklı ve temiz gıda sunabilmek için de toprağımızı, suyumuzu ve havamızı temiz tutup korumaya çalışıyoruz.
Bir cm kalınlığında tarım toprağının ortalama olarak 100 ile 1000 yıl arasında oluştuğunu düşünecek olursak, toprağın ne kadar kıymetli olduğu ortadadır. Bugüne kadar söz konusu bölgede, bu tarım toprakları üzerinde benzer yatırım girişimleri, açılan davalarla engellenmiş ve bu mahkeme kararları Danıştay tarafından da onaylanmıştır.
Gerekçe olarak da bu yatırımların hiçbirinin hem bölge halkı için, hem de genel olarak toplumsal bir fayda sağlamayacağı gösterilmiştir. Oldukça verimli, birinci sınıf tarım alanı ve önemli arkeolojik sit alanlarına sahip olan bu vadide en yüksek toplumsal fayda tarımsal faaliyeti sürekli kılabilmektir.
Bu bölgede başta zeytin, üzüm, şeftali, kayısı, erik, kiraz olmak üzere her türlü meyve ve sebze üretilmektedir. Hal böyleyken, Yedi yol Şirketler grubuna bağlı Bozyazı Körfez Turizm AŞ tarafından biri Kirazlı köyü sınırları içinde, üçü Kuşadası Değirmendere Mahallesi sınırları içinde kalan toplam 4 adet Jeotermal kuyusu açılmak isteniyor.
Adı geçen şirket, bölge halkının tepkisini önlemek için yaptığı basın açıklamasında; ” Bölgede jeotermal enerji santrali kurulmasını sağlayacak nitelikte akışkan bulunmadığı ; kaldı ki jeotermal enerjinin yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmez, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir birincil enerji kaynağı olduğu ; açılacak kuyulardan elde edilecek 30- 58 santigrat derecede akışkanın sera ve villa ısıtmasında , termal turizm amaçlı kullanılacağını” ileri sürmektedir.
Ancak bu şirketin hazırlayıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ na sunduğu proje dosyasının 9. sahifesinde; ” öncelikli amaç sera ısıtma amaçlı jeotermal sondaj faaliyeti olmakla birlikte, sondaj işlemleri sonucunda elde edilen jeotermal akışkanın niteliği, kapasitesi ve yapılan çalışmaların tekrar değerlendirilmesi ışığında YATIRIM PLANI YAPILABİLECEKTİR.
Jeotermal kaynak arama faaliyeti sonrasında, üretime geçilmesinin planlanması durumunda ÇED yönetmeliği hükümlerine göre başvuru yapılacaktır” denilmektedir.
Nitekim Karacasu’da ve başka yerlerde sera amaçlı diye başlatılan ancak sondajdan sonra, jeotermal enerji santraline dönüştürülen örnekler de mevcuttur. Kaldı ki tarım alanının ortasında bir termal işletme ister turizm, ister ısıtma amaçlı kullanılsın, yeraltı sularının tuzlanmasına ve bor oranının artmasına neden olacak; böylece bölgenin tarım alanı olma vasfını kaybetmesine neden olacaktır.
Nitekim geçtiğimiz günlerde, İzmir İnciraltı tarım alanlarının, Toprak Koruma Kurulu tarafından tarım vasfından çıkarılmasının gerekçesi olarak bölgedeki yeraltı sularının aşırı ölçüde bor ve tuz içermesi gösterilmiştir. Sulardaki bu bor ve tuz kirlenmesinin nedeni olarak da Balçova termal otelin varlığı gösterilmiştir.
Jeotermal kuyularının açılması halinde aynı olayın Değirmendere Vadisi’nde yaşanması kaçınılmazdır. Ayrıca jeotermal kuyularının açılması düşünülen kuyulardan birisinin arkeolojik sit alanı içinde, diğeri 50 mt. Mesafede yani etki alanı içindedir.
Açılması düşünülen 2 kuyunun tam ortasından Değirmendere geçmektedir.
Bu 4 jeotermal kuyusunun açılacağı noktaların her tarafı zeytinliklerle kaplı olduğundan bu alanda zeytincilik kanununa göre de böyle bir tesisin kurulması zaten mümkün değildir.
Bölgede örtü altı tarım olmadığı gibi buna ihtiyaç da yoktur. Kurulması halinde de İklimsel değişime neden olacağı için, diğer tarımsal faaliyetlere zarar verecektir. Değirmendere vadisinde ve çevresindeki köylerde bütün dünyada yükselme eğilimi gösteren tarıma dayalı eko turizmin bütün koşulları ve alt yapısı mevcuttur.
Eğer Kuşadası turizmini 12 aya yaymak istiyorsak, doğa, tarih ve kültür varlıkları açısından zengin kaynaklara sahip Değirmendere’sinde ekoturizmin canlandırılması, öncelikle kırsalda bulunan yöre insanlarının yararına olacak, aynı zamanda kent turizmi için yeni destinasyonlar kazanılmış olacaktır.
Bu nedenlerle hangi amaçla olursa olsun, bu bölgede açılacak termal kuyuların şirket dışında halka hiçbir fayda sağlamayacağı, aksine geleceklerini tehdit edip zarara uğratacağı apaçık ortadadır.
Bölge halkı olarak bu kuyuların açılmasını istemiyoruz.
Tüm Kuşadası halkını, Meslek Odalarını ve yaşam savunucularını bu kuyuların açılmaması için tavır almaya ve bizlere destek olmaya çağırıyoruz.
Kirazlı Köyü muhtarı Mehmet Mersin
Yaylaköy muhtarı Erhan Yıkılmaz
Caferli Köyü Muhtarı İsmail Arı
Soğucak köyü Muhtarı Mehmet Bozok
Çınar Köyü Muhtarı Sebahattin Akyüz
Değirmendere Mah. Muhtarı İsmail Atal
Kirazlı Küplüce Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanlığı
Kirazlı Sulama Kooperatifi Başkanlığı
Yaylaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanlığı
Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği bşk Nihat Fırat
Ekodosd bşk Bahattin Sürücü

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil