FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Yazarlar 8.04.2022 636 Görüntüleme

Şair , Yazar , YEŞİM'İN ADASI

MÜBADİL EVi.

Evler kadim dostlar gibidir,

Hep hazırdır seni bağrına basmaya.

Kapıları kilit bilmez,

Açar girersin.

Avlusuna attığın ilk adımda karşılar seni tanıdık kokular,

Ahh kaynayan aşure, anne şefkati gibi kurabiyeler,

Vefayı anımsatan kahve…

Şifacı bir el gibi dokunur kanayan yerlerine.

Teklifsizce dalarsın odalarına

Anılar,türküler,öyküler yankılanır duvarlarında.

İyilerin hep kazandığı bir masalda,

Kötüleri kovarsın Kafdağının arkasına.

Sokak kapısı açılır gıcırtıyla

Çayın dumanı,kahvenin kokusu,

Bir avuç mazi insanlarının güzel yürekleri

Çeker ziyaretçilerini.

Duvarlarına sinmiştir sevgiler

Sıcacıktır eski evler.

Zaman yorar ya her şeyi

Yıpranır onlarda gün be gün

Ama hiç şikayet etmeden saklarlar anıları

 

Dinlemesini bilir de,kulak verirsek seslerine,

Anlatırlar unutulmuş zamanları,insanları.

Bilmezler ki

Kadim dostlukların bittiğini

Kimsenin ardına bakmadığını

Kötülerin Kesedağından (Kafdağından)i ndiģini

Vefanın makam odalarından kovulduğunu

Evlerin bir türlü ısınamadığını

Yüreklerin hep üşüdüğünü

Bilmezler ki

 

Eski evler kendi içinde bir tarih barındırır.

Göç vermemiş bir memleket yoktur herhalde. Mübadiller de zorunlu göçle vatanlarından koparılıp geldiler .Ceddinizin mekânlarını ziyaret ettiğinizde, orada yaşayanlar sizi gördüğünde sıcak bir ifadeyle “kimlerdensin” diye soruyor. “Kimsin” demiyor “kimlerden” olduğunuzu soruyor, kendinizi tanıttığınızda “bir kahvemizi için” diye davet ediyor. Bu “kimlerdensin” ifadesine çok önemli,

Neden mi?

Ben tek başıma bir anlam ifade etmiyorum, Ceddimle beraber bana bir mânâ yükleniyor, tek başıma bir hiç olduğumun farkına vardırıyor. Bu yüzden geçmişle bağların kopmaması gerektiğini düşünüyorum. Aileden kalma evler terk edilmemeli ki terk ediş bana vefasızlık gibi geliyor.

Belki de bize bu soruyu soran amcadan,teyzeden sonraki nesil bu soruyu bile sormayacak, çünkü artık kimse kimseyi tanımıyor olacak, isterseniz aynı yerden olun fark etmez, çünkü yaşantılar değişti, ilgi alanları, muhabbet alanları, gezi alanları değişti. Her şeyden önemlisi insanlar değişti. Çünkü bizler “ben” nesli yetiştiriyoruz, “biz”i unuttuk…

 

Tatilde memleketine gidenler vaktini denizde ya da eğlencede harcar oldu. Şayet tarla bahçeye giden büyükleri varsa onlara eşlik eden yok, herkes kendi dünyasında. Çocuklar bir patatesin toprakta yetiştiğini anca kitaptan öğreniyor. Oysa bahçeye inse yaşayarak öğrenecek Denize gitmekten korkmayan, ama börtü böcekten korkan bir nesil var.

Bu nesil dede ve nenelerini nasıl tanıyacak, onlarla ilgili nasıl anı biriktirecek…

Aile büyükleri bu dünyadan göçünce o evde büyükleriyle bir anısı yok ki, nasıl vefalı olacak?

Onunla birlikte bahçeye inmemiş ki! O zevki hic tatmamış ki!

Rahmetli babannem Cuma geceleri hiç bir yerde kalmazdı, gerekçesi şuydu, “mübarek gecelerde anne babamın ruhu eve gelir, geldiğinde ben evde olmalıyım…”

İyi ruhların dolaşabildiğini biliyoruz. İşte bu yüzden aile büyükleri kalmadı diye o evler terk edilmemeli. Kapısı aralanmalı.

BIR AVUC MAZI INSANLARI

GUZEL YÜZLERİ,KOCAMAN YÜREKLERIYLE

SİZİ MÜBADELE EVİNIN HER ZAMAN AÇIK OLAN KAPISINDA BEKLİYOR… 40 YILLIK HATIR PAYLASMAYA MÜBADELE EVINDE KAHVE İÇMEYE…

 

Sevgiyle.

8 nisan 2022- Yeşim/ada

Yesimakinci_68@hotmail.com

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

SES TERÖRÜ

SES TERÖRÜ

Hazır Site by Uzman Tescil