Ana Sayfa Yazarlar 20.05.2022 193 Görüntüleme

Edebiyatçı , Araştırmacı Yazar

EKODOSD Derneği(Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği)Kurucu Başkanı Bahattin Sürücü ile söyleşi

Etem ORUÇ: Bahattin Bey, bu yıl Lütfi Suyolcu ödülünü aldınız. Kutlarım.Şu gelimli gidimli dünyada canlıların ömrü sınırlı. Sümerler: “ Söz uçar yazı kalır,” demişler. Toplumsal değerlerimizi sahip çıkan sivil toplum kuruluşlarıyla söyleşiler yapıyorum.

Etem ORUÇ: Özyaşam öykünüzü yazar mısınız?

Bahattin SÜRÜCÜ: 1958 Aydın Söke’de doğdum. Söke Lisesi mezunuyum. Aydın Tekstil Fabrikasına sporcu olarak girerek, 20 yıl hem sporculuk hem de çeşitli kademelerde görev yaptım.. Sporculuk yaptığı dönemde Grekoromen Güreş Milli Takımına seçilmiş hem kulüpte hem de Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde antrenör-sporcu olarak hizmet ettim..

Milli Güreş hakemi ve Yağlı Güreş Hakemi olarak ulusal müsabakalarda görev almıştır. Türk Güreş Vakfı Aydın Şubesi 2. Başkanlığı ve Aydın Güreş Hakemleri Derneği Başkanlıklarını yürüttüm. Aydın sualtı takımında yıllarca sporcu ve sualtı il temsilcisi olarak hizmet ettim..

1995 Yılında Aydın Tekstil’in Kuşadası Şubesi kurucu müdürlüğünü yaparak, 2002 yılında buradan emekli oldum. Emekli olduktan sonra 3 arkadaşıyla Kuşadası’nda, Ecolife adında ekoturizm faaliyetleri yapan bir seyahat acentesi kurduk. 2005 yılında acente görevini bıraktım..

 

E. O:Sizde doğa sevdası ne zaman başladı?

B.S: Ailem hayvancılık yaptığından, küçüklüğünde koyunlarla birlikte yaşamının büyük bir bölümünü doğada çobanlık yaparak geçirdim. Doğadaki diğer yaban hayvanlarına, kuşlara, ağaçlara ve bitkilere karşı büyük ilgi duydum.

Daha ileri yaşlarında denizle buluştum. Sualtına karşı büyük merak duydum. Sualtı florası ve faunası hakkında araştırmalar yaptım.

E.O: EKODOSD derneği ne zaman ve kimler tarafından kuruldu?

B.S: EKODOS derneği 17 Haziran 2004 Yılında Bahattin Sürücü ve 9 arkadaşıyla birlikte kuruldu. Şu anda 400 üyesi bulunmaktadır.

 

E.O: Doğa sevdalısı olan Hasan ve Gürsel Tonbul’ların bu derneğe katkıları nelerdir?

B.S: EKODOSD’a kurulduğu günden bu yana sadece iş insanları Gürsel ve Hasan Tonbul tarafından katkı yapılmıştır. Tonbul çifti tarafından EKODOSD çalışmalarında kullanılması için bir arazi aracı bağışlanmış. Ayrıca dernek merkezi olarak faaliyetlerini sürdürmesi için Tarihi Kaleiçi’nde Tonbul’lara ait bahçeli bir konak kullanım amacıyla tahsis edilmiştir.

E.O: Dernek çalışmalarını nasıl yürütüyor ve neler yapıyor?

B.S: EKODOSD 18 yıldır tüm çalışmalarını üyeleri tarafından ödenen aidatlar ve bağışlarla sürdürmektedir. Çalışmalar sadece Kuşadası’yla sınırlı olmayıp tüm Aydın bölgesinde ve kısmen de Muğla ve İzmir bölgesinde gerçekleştirilmektedir.

Kısıtlı kaynaklarla özverili bir şekilde sürdürülen çalışmaların sonucunda önemli sonuçlar alınmaktadır. Çalışma konularıyla ilgili tüm kamu kurumları, yerel yönetimler ve üniversitedeki bilim insanlarıyla iş birliği yapılarak, sorunlara çözüm bulunmakta ve birçoğu da başarıyla sonuçlanmaktadır.

Farklı STK’larla ve eğitim kurumlarıyla da işbirliği halinde çalışmalar yaparak farkındalık yaratıp geniş halk kitlelerinin dikkatini çekmektedir. EKODOSD olarak bölgedeki bazı sulak alanların koruma statüleriyle tescillenmesine, farklı türdeki birçok ağacın anıt statüsüne alınmasına, endemik bitki türlerinin ve nesli tehdit altındaki kuş türlerinin tür koruma eylem planlarının yapılmasına önemli katkı yapılmıştır.

Karasal ve denizel biyoçeşitlilikle ilgili koruma çalışmaları yapılmaktadır. Başta Deniz Kaplumbağaları olmak üzere, nadir deniz canlılarının ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik çalışmalar yürütmektedir. DKMP ve Ege Üniversitesiyle işbirliği yapılarak, leylekler ve Tepeli Pelikanların sayımları ve halkalamaları gerçekleştirilmektedir.

Doğa ve çevresi bozulmamış otantik köylerde ve doğal alanlarda, yereldeki insanların geleneksel yaşamları bozulmadan ekoturizm faaliyetlerinin yapılabilmesi için gerekli alt yapı çalışmaları ve projeleri geliştirerek, yereldeki insanların sosyal ve ekonomik olarak gelişimlerine katkı yapmaktadır.

Aydın ve Muğla bölgelerinde pek fazla bilinmeyen kültür varlıklarıyla ilgili araştırmalar yapılarak, tespit edilen arkeolojik bulguları ve tarih öncesi kaya resimlerini, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, Aydın Arkeoloji Müzesi, Milet Müzesi’yle işbirliği yaparak tescil edilmeleri sağlanmıştır. Alman arkeolog Dr. Anneliese’yle birlikte uzun yıllar Latmos (Beşparmak) Dağları’nda araştırmalar yürütülmüş bölgenin tanıtılması ve korunmasına katkı yapılmıştır.

E.O: Karada ve denizde gördüğünüz en tehlikeli gelişmeler nelerdir?

 

B.S: Son yıllarda karasal ortamlarda; özellikle ormanlık ve makilikler gibi doğal alanlar, zeytinlikler, maden ve taş ocakları, Jeotermal, RES ve GES faaliyetleri nedeniyle geri dönülmez biçimde tahribata uğramaktadır. Denizel ortamlarda atık sular, katı atıklar nedeniyle kirlilik oluşmaktadır. Özellikle plastik kirliliği deniz kaplumbağalarını, yunusları ve su kuşlarının yaşamlarını tehdit etmektedir.

 

E.O: Çalışmalarınızda kimlerle işbirliği yapıyorsunuz?

 

B.S: Çalışma yapılan alanlarla ilgili tüm kamu kurumlarıyla diyalog kurup işbirliği yapmaktayız. Sorunlarla ilgili gerekli araştırmaları yerinde yaparak çıkan sonuçları ve çözüm önerileri kurumlarla paylaşılmakta ve uyarılmaktadır. Bilim insanlarıyla çalışma konularında bilgi alışverişi yapılarak, sorunlara bilimsel metotlarla yaklaşıp çözüm arayışına girilmektedir. Yerel ve ulusal STK’larla çalışma konularıyla ilgili her zaman diyalog halindedir.

 

E.O: Toplumun bilinçlenmesi, Doğa severlerin çoğalması için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

 

B.S: Dernek merkezinde her hafta Çarşamba Söyleşileri yapılarak, değişik konularda üyelere bilgiler sunulmaktadır. Dernek üyeleriyle bölgenin doğal ve kültürel zenginlikleri yerinde tanıtılarak korunmaları için duyarlılık sağlanmakta, sorun olan yerlerde incelemeler yapılarak kamuoyu oluşturulmaktadır. Üniversite ve diğer eğitim kurumlarında koruma ve tanıtım konularında sunumlar gerçekleştirilmektedir.

 

E.O: Gençlerimize önerileriniz nelerdir?

 

B.S: Özellikle gençlerin doğa, çevre ve kültür gibi konulara ilgi duymaları, bu tür faaliyetlerde görev almaları çok önemli. Çünkü ekosistemlerin ve kültürel mirasın geleceği ve korunması gençlere bağlı. Gençlerin yaşadıkları çevrenin sorunlarına karşı duyarlı olmaları, bu sorunların giderilmesinde aktif rol almaları, kendilerini doğanın bir parçası gibi kabul etmeleri, bilgilerini ve donanımlarını artırmaları gerekir.

 

E.O: Bahattin bey, çok teşekkür ederim. Doğa Anamızı koruyan çalışmalarınız için de sizleri yürekten kutlarım

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

ADALETİN TERAZİSİ

ADALETİN TERAZİSİ

Hazır Site by Uzman Tescil