Ana Sayfa Yazarlar 7.06.2022 336 Görüntüleme

Şair , Yazar , YEŞİM'İN ADASI

VAZGEÇEBİLMEK BİR ERDEMDİR

Bir deli güzel meziyettir ki insan kolay kolay kavrayamaz önemini.

Gençken daha zordur buna vasıl olmak.

Ama öyle gençler vardır ki ihtiyarlardan bilgedir, o başka.

Geri kalan çoğumuz seneler geçtikçe anlarız vazgeçebilmenin kıymetini.

Hayat öğretir bize.

Hayat ve bir de kronikleşmiş hatalarımız.

Kimilerimiz ise hiçbir zaman öğrenemeyiz ya.

Dersimizi almayız. Dün nasıl isek yarın da aynen öyle.

Genelde zannediyoruz ki vazgeçmek bir zayıflık belirtisidir.

Hatta bir nevi korkaklık, adeta acz.

Halbuki tam tersidir bence.

Ancak kendine güvenen, karakteri sağlam ve komplekslerden arınmış olan insanlar vazgeçmenin erdemine vakıf olabilirler.

Şu hayatta yaşadığımız sorunların çoğunu vaz-ge-çe-me-diğimiz için yaşıyoruz aslında.

Israr ve inat ettiğimiz için. Takıntılarımızdan dolayı.

Takıntı ile tutkuyu birbirine karıştırıyoruz sürekli, oysa ne kadar farklılar.

Nasıl da zıt.

Gelin bir de başka bir pencereden bakalım kendimize, ilişkilerimize ve bilhassa vazgeçemediklerimize!

Onda da bir hayır var..

Seviyoruz diyelim, birini seviyoruz, hem de ne çok, ne derin, ölesiye.

O kişi de aynı şekilde aşkımıza karşılık veriyor diyelim.

Ama sonra, zamanla, tavsıyor muhabbet, örseleniyor.

Kazara delinmiş bir balon gibi sürekli hava kaçırıyor, küçülüyor.

Giderek canlılığını yitiren bir ateş gibi sönmeye yüz tutuyor.

Gün geliyor, sevdiğimiz insan bizden ayrılmak istiyor. İnanamıyoruz. Yıkılıyoruz. Kalbimizin etrafında bir yumruk, demirden zırh gibi sıkıyor, nefes alınca bile canımız yanıyor.

Dayanamıyor, heyheyleniyoruz.

Kabullenemiyoruz. Israrla onu elimizde tutmaya çalışıyoruz.

Sinirleniyor, öfkeleniyor, hatta sözlü şiddete başvuruyoruz.

Şiddetin olduğu yerde muhabbetin yeşeremeyeceğini anlayamadan.

Mesele şu ki gururumuza dokunuyor, nefsimize ağır geliyor böyle terk edilmek. Öyle çünkü. İnsanız ne de olsa.

Etten ve kemikten ve billur bir kalpten müteşekkil.

Oysa unutmamak lazım ki nefsimize ağır gelen şeyde bizim için hayır var.

Bırakmak Lazım..

Peki ne yapmalı? Zor da olsa, bırakmak lazım.

Gitmek istiyorsa sevgili, madem ki budur onun güzel gönlünün dilediği, agulu dilinin söylediği, kenara çekilip yol açmak lazım gidene.

Vazgeçebilmek.

Aşk ancak özgürlükten doğar, özgürlükten beslenir.

Özgürlüğün olmadığı yerde ne tam anlamıyla aşk vardır, ne dostluklar.

 

Vazgeçebilmek insana netlik getirir.

Zihnimizi, kalbimizi fazla eşyaların karman çorman etkisinden kurtarır.

Bir berraklık kalır geride. Hüzünlü bir durgunluk. Ama bir o kadar sakin, âlimane.

Demem o ki dostlar, vazgeçebilmek lazım.

Eğer bir yol bizi mutlu etmiyorsa onda körü körüne sebat etmek yerine, nefsimizi kendimize rehber kılmak yerine, bırakabilmek lazım.

Yazamadığımız kitapları, çekemediğimiz filmleri, geliştiremediğimiz projeleri, yürütemediğimiz meslekleri ve artık bizi sevmeyen sevgilileri bırakabilmek.

Vazgeçebilmek, bazen en güzeli…!

Sevgiyle.

7 Haziran 2022/Yeşim/ada

yesimakinci_68@hotmail.com

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

DÜNYA KOAH GÜNÜ

DÜNYA KOAH GÜNÜ

Hazır Site by Uzman Tescil