Ana Sayfa Yazarlar 16.02.2026 40 Görüntüleme

Şair , Yazar

Türümüzün Yolculuğuna Dair Bir Özet (2)

Düşünen insan olarak türümüz- Sapiensin hikayesinin yetmiş bin yıl önce başladığını birinci makalede belirtmiştim. Bu yetmiş bin yılın ilk yirmi bin yılında dil olmadan yaşamını sürdüren Sapiens düşüncede soyutlama yeteneğini geliştirmiş, iş ve eylemlerinden çıkarsamalar yapmayı öğrenmiş, çağrışımlardan mukayese yapabilir olmuştur.
Yaşama güdüsünün itkisi ve can havliyle hayatta kalma ve tutunma savaşında yetenekler geliştirmeye mecbur kalmıştır. Tüm bu dönem boyunca avcı ve toplayıcı olan, başka bir iş becerisi olmayan- geliştiremeyen türümüz avcı ve toplayıcılıkta ustalaşma yolunda ise gelişmeler kaydetmiştir. Taşları, ağaç dallarını kullanma, taş ve ağaç dallarına daha fazla işlerlik ve işlevsellik katacak yontma ve sivriltme gibi ustalıkları geliştirmiştir.
Yirmi bin yıl kadar süre boyunca tüm iş ve işlemlerinde, ortaklaşa pratikler geliştirme ve ortak davranış örüntüleri örmede iletişim ve anlaşma aracı olarak vücut dilini kullanmış ve bunu geliştirmiştir.
El-kol hareketleri, yüz göz hareketleri, Mimikler ve boğazından çıkardığı düzensiz kaba böğürtüler ile anlaşmayı sürdürmüştür.
Vücut dili sayesinde anlaşma yolunu bulan ve böylece el ve işbirliği , güç birliği yapmayı beceren türümüz kendi dışındaki yırtıcılara tümüyle av olup tükenmekten bu sayede kurtulmuştur.

Günümüzden elli bin yıl öncesine gelindiğinde insan türü bilişsel beceri yeteneği ile yaşanan yirmi bin yıllık süre içindeki düşünsel evrim ve gelişimi üzerinde ve sayesinde boğazından çıkan düzensiz seslere anlam yüklemeyi ancak akıl edebilmiştir.
Gırtlağından çıkan seslere anlam yüklemek ve düzensiz böğürtüyü düzene sokmak ve basit- başlangıçta daha çok tek tek heceli sözcükler belirleyip bunu topluluk içinde ortak değer haline sokmak ve ortak algı oluşturmak ancak elli bin yıl önce mümkün olabilmiştir.

İnsan türünün bütün tarihi üzerinden tümel olarak ele alındığında DİL becerisinin edinilmesi, dilin öğrenilmesi ve geliştirilmesi Bilşsel becerinin edinilmesinden sonra gelen en büyük beceridir.
Denilebilir ki DİL ; O önem bakımından zayıf ve güçsüz insan düzeyi için yaşamın kolaylaşması ve mümkün hale gelmesi anlamına geliyordu.
Bugün uydu teknolojisi sayesinde geliştirilen internet ağı gezegen ölçeğinde iletişim ve haberleşmeyi nasıl kolaylaştırmış, hızlandırmış ve ortak davranışlar- tepkiler yada faaliyetlere imkan sağlamış ise o gün için bir savanda gezinen avcı toplayıcı insan topluluğu- gurubu için dil benzer bir sıçramayı sağlamıştır.
Algıların, hislerin, sezgilerin ve soyutlama ile oluşan çağrışım ve düşünce şualarının vücut dili ile tarifi ve diğer topluluk mensuplarına kavratılmasının yarattığı zorluk, zaman kaybı, tam anlaşılmamanın yol açtığı zarar ve yıkımlar düşünüldüğünde DİL’in türün yaşamında oynadığı rol ve taşıdığı önemin büyüklüğü kendiliğinden anlaşılır.
Kısa zamanda meramını anlatma, bir tehlikeyi ifade edip topluluğu haberdar etme, av esnasında avcı kümesinin iş bölümünü ve davranışlarına yönderlik yapma vb. imkanlar ancak dilin geliştirilmesi sonrası anlamlı ve olanaklı hale gelmiştir. Böylece de av ve toplayıcılıkta daha kısa zamanda daha fazla av ve ürün elde etme imkanı doğmuştur.
Daha fazla ürün demek açlıktan ölmemek, karnı doyurmak ve böylece yaşamda kalmak anlamına gelmekteydi.
İnsanların doyması sorunu en temel sorun idi. Zira doğan nüfusun genellikle yarısından çoğu açlıktan ölürdü. Beslenememekten kaynaklı ölümler, hastalıklardan ve yem olmaktan kaynaklı o dönem insanı fazla yaşayamazdı. Yaş ortalaması yirmi beş – otuzlarda seyrediyordu. Çok istisna olarak tek tük insan daha ileri yaşlara ulaşabiliyordu.
Farklı coğrafyalara, kıtalara dağılmış insan guruplarının gırtlaklarından çıkan seslere farklı düzen- anlam vermesi ve sözcükler geliştirmesinden kaynaklı olarak her yörede ve toplulukta farklı dil gelişmiş oldu.
Bugün için Dünyada yedi bin dilin olduğunu dikkate alırsak dilin oluştuğu elli bin yıl önceki dönemde en az bunun üç dört katı ( yirmi- otuz bin) dilin var olduğunu rahatlıkla söylemek imkanlıdır.

Bütün avcı – toplayıcı dönem boyunca, hayvancılık ve tarımın öğrenildiği zamana kadar ( günümüzden takriben 15 bin yıl öncesine kadar) insan türünün iki büyük çalışması vardı. Bunlar dışında bir iş yapmayı bilmiyordu- bilemezdi de.
Bunlar:
1- Av avlayıp kök toplayarak karnını doyurmak
2- Çiftleşmek

Devam edecek

Doğan Karaağaç

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil