Ana Sayfa Yazarlar 14.03.2026 22 Görüntüleme

Araştırmacı , Yazar

“ADALETİN MÜLKÜN TEMELİ OLMAKTAN ÇIKMASI VE ZULMÜN ARTMASI!”

“Yazılarımda, zaman zaman günümüzden yüzlerce yıl önce yaşamış filozofların düşünce ve görüşlerine yer veriyorum.
Filozofların, toplumsal yaşamla ilgili, günümüze ışık tutan şöylemleri beni hep şaşırtmıştır.

Sokrates, Platon, Aristoteles, Konfüçyüs, Nietzsche, İbn Haldun gibi modern dönem düşünürleri; etik, varoluş, bilgi ve gerçeklik gibi temel konuları sorgulayarak felsefenin temellerini atmış ve toplumların bakış açısını değiştirmiştir.
Her toplumun değil, tabii ki, tarihten ders almasını bilen akıllı toplumların.

Eserleri, fikir ve düşünceleri
İbret alındığında yolumuzu aydınlatan bu filozofların içerisinde beni en çok etkileyen İbn Haldun dur.
Meşhur tarihçi, sosyolog, filozof, siyaset ve devlet adamı İbn Haldun günümüzden 600 yıl önce yaşamıştır.(1332 – 1406), İslâm ve dünya düşünce tarihinin en özgün eserlerinden biri olan Mukaddime’deki kendisine has fikir ve metotlarıyla sonraki nesiller üzerinde derin etkiler bırakan İbn Haldun Tunus kökenli müslüman bir alimdir.

Bakınız, İbn Haldun devletleri çöküşe götüren süreci Mukaddimede nasıl anlatmış;

* Bir toplumun çöküşü, toplumsal dayanışmanın yitirilmesi, adaletsizliğin yaygınlaşması, üretim yerine tüketim ve gösterişe dayalı lüks yaşama geçilmesi ile başlıyor.

* Yüksek vergiler, liyakatsizlik, yoğun göç ve ahlaki yozlaşma (riyakârlık/kibir) devletin ömrünü tamamladığını ve yıkımın kaçınılmaz olduğunu göstergeleridir.

İbn-i Haldun’un Belirttiği Temel Çöküş Alametleri:
* Dayanışmanın yok olması

* Toplumu bir arada tutan ortak amaç ve güven duygusunun kaybolması.

* Adaletsizliğin Yaygınlaşması

* Adaletin mülkün temeli olmaktan çıkması ve zulmün artması.

* Liyakatin Dikkate Alınmaması: İşlerin ehil olmayan kişilere verilmesi.

* Üretimin zayıflaması ve tüketim çılgınlığı; uretim ekonomisinden lüks ve gösterişe dayalı tüketim ekonomisine geçiş.

* Vergilerin Artması, devletin harcamalarını karşılamak için halkın sırtına ağır yükler bindirmesi.

* Gurur, Kibir ve Riyakârlık Yöneticilerin ve halkın dalkavukluk, kibir ve yalakalıkla zaman kaybetmesi.

* Göçün Hızlanması; güven ortamının bozulmasıyla kalifiye nüfusun ülkeyi terk etmesi.

* Umutların Kırılması, toplumun geleceğe dair inancını yitirmesi.

İbn-i Haldun, devletlerin de insanlar gibi doğduğunu, büyüdüğünü ve sonunda bu belirtilerin ortaya çıkmasıyla, çöküşün kaçınılmaz olduğunu günümüzden 600 yıl önce ne güzel anlatmış.

Şimdi, İbn Haldun’un devletleri çöküşe götüren bu tespitlerini bir kez daha okuyunuz.
600 yıl sonra, günümüz dünyasıyla örtüşüyor mu?
Siz karar verin.

İlyas Erbay

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil