Ana Sayfa Yazarlar 14.03.2026 24 Görüntüleme

Klinik Psikoloji YL-Danışman

Bir Çocuğun Görünmez Yaraları 34 ‘’Ruhun Yük Dolu Sırt Çantası’’

Yolculuk olan hayat bazıları için sırtlarında ağır bir çantayla yapılır. Çocukluk fırtınaları, kayıplar ve boşluklar, ruhun çantasına doldurulan taşlar gibi birikir. Bu taşlar, dışarıdan bakıldığında sıradan eşyalar olarak görünür. Belki eski bir oyuncak ya da yıpranmış bir defter, hatta unutulmuş bir hatıra, kullanılmayan hediyeler, eski faturalar… Ancak ruhun içerisinde duygusal bir yük haline gelir bu birikenler. Sürekli bir şeyler toplama ve biriktirme bu yüklerin somut halidir: Nesnelerle doldurulan bir hayat, yetişkin kimliği çocukluktan kalan yaralardan korumaya çalışır, ama sonunda çanta o kadar ağırlaşır ki, adım atmak imkansızlaşır.

Travmatik olaylar ve kayıplar, çantanın ilk ve en ağır taşlarıdır. Ebeveyn kaybı, duygusal ihmal veya şiddetin her türü gibi olaylar stresli bir hayat yaratır. O küçücük beden bu gibi yükler ile karşılaştığında duygusal boşluğuna var olabilmek için çözümler üretmek zorunda kalır. Tam da o anda bu boşlukları doldurmak için nesneler birer kalkan olur. Düşünün, çocukluğunuzda bağ kurduğunuz oyuncağınız var mıydı ya da sizi avutan başka bir şey? Eğer kayıp yaşayan çocuk iseniz, eşyalara aşırı duygusal bağlanma geliştirmişsiniz demektir. Tıpkı bir çocuğun, oyuncak ayıya sarılarak güvenlik araması gibi…

Aile içi dinamiklere bağlı olarak çocuğun güvensiz bağlanması, çantaya eklenen kırık parçalardır. Ebeveynlerle kurulan erken ilişkilerin yarattığı güvensizlik, eşyaları “güvenlik nesneleri” haline getirir. Duygusal ihtiyaçları karşılanmayan çocuk, yetişkinlikte insan ilişkileri yerine eşyalara yöneltir. Bastırılmış kaygılar eşyalarla sembolize edilir. Bu kırık parçalar çantayı dengesiz kılar. Yani her yeni eşya, geçmişi onarmak için çantaya eklenir, ama aslında bu yükler yaraları derinleştirir, yalnızlığı arttırır.

Aile ortamı ve çocuğun aile deneyimleri, görünmez ama birikince ağırlaşan kum taneleri gibidir. Farkına bile varmadan ağırlık yapar. İhtiyacı olmayan şeyleri saklayan ebeveynlerle büyümek, çocuğu mutsuzluk, utanç ve sosyal izolasyonla yüzleştirir; bu ortam, biriktirme rahatsızlığının nesiller arası aktarımını tetikler. Düşük aile sıcaklığı ve ebeveynin yüksek kontrolünün, eşya toplamaya yönelimi artırır; ebeveynlerin kendi yükleri, çocuğun çantasına miras kalır. Bu kum taneleri, zamanla sertleşir; çocuk, öğrendiği biriktirme alışkanlığını sürdürür, çantayı doldurarak aile boşluğunu kapatmaya çalışır.

Birden fazla ruhsal rahatsızlığın birlikte görülmesi, çantaya karışan yabancı maddelerdir. Biriktirme, sıklıkla Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Otizm Spektrum Bozukluğu veya Anksiyete (kaygı bozukluğu) gibi diğer patolojilerle iç içe geçer. Çocuklukta başlayan bu eşlik eden durumlar, duygusal düzenleme sorunlarını artırır; örneğin, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun dikkatsizlik boyutu, eşya yönetimini imkânsız kılar. Genetik ve nörolojik faktörler nesne toplama eğilimine yatkınlığı arttırır; bu maddeler, çantayı karmaşıklaştırır, bireyi daha da fazla biriktirmeye zorlar.

Omzumuza aldığımız bu sırt çantası yük bile olsa kader değildir; iyileşme, taşları bir bir bırakmakla başlar. Öğrendiğimiz ve yaşadığımız olayları çözümleyerek ve duygusal olarak fark ederek çantayı hafifletebiliriz, hafiflettikçe kendimize ait olmayan parçalardan kurtularak özgürleşebiliriz. İşte umut burada yatar: Herkes değişebilir, yeter ki farkındalıkla adım atsın. Her taş bir hikâyedir; ama bazılarını artık taşımamak, hikâyeyi inkâr değil, onurlandırmaktır. Çantayı gereksiz yüklerden arındırmak, ‘’Ben buyum ve çocukluğumun yüklerini taşıyan biri olarak artık ne yapmam gerektiğini biliyorum.’’ diyerek geleceğe, geçmişi onurlandırarak yürümektir. Ve artık yükleri çantadan çıkartma iradesini göstermekle…

“Her yük fark edildiğinde hafifler; farkındalık, ruhun eşyalarını yeniden düzenlemektir.”

Cem İnak
Klinik Psikoloji YL-Danışman
instagram.com/cem_inak

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil