Ana Sayfa Yazarlar 19.02.2026 24 Görüntüleme

Şair , Yazar

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git

” Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git ”
Susanna Tamaro.

İtalyan edebiyatının önemli isimlerinden Susanna Tamaro eserini bu cümleler ile noktalıyor.
Aslında her birimizin yapması gereken ve yapmak istediğimiz davranış ve yaşam biçimini ifade ediyor.
Sonuçta bu istemimiz yaşamın gerçekliği karşısında bir düş, bir potansiyel arzu ve istekten öteye geçemeyen bir önerme olarak kalmaya mahkum olur.
Yaşamımızın Z Raporunu çıkarıp baktığımızda olup bitenin kendi istem ve arzularımızın gerçekleşmesi değil de zorunluluk yasasının hakimiyeti olduğunu görürüz.
Tamaro’nun tavsiyesi çok cazip, çekici ve güzel görünse de kendi içinde birçok paradoks barındıran bir önermedir. Yaşamın gerçeklik duvarına toslayarak un ufak olmaya mahkum bir önerme demetidir.

İnsan bir başına bir anlam taşımayan, toplum ile birlikte anlamlanan bir sosyal varlıktır. Bu da toplumsallığın bütün kurum, kural, kanun ve kısıtları ile birlikte yaşamayı zorunlu kılan bir olgudur.
Toplum denen çerçeve içinde her insanın yüreğinin sesini dinleyerek yol alması adeta imkansızdır.
Yüreği duygularımızın merkezi olarak varsayan Tamaro ancak onu dinleyerek insanın doğru tercih, seçim ve yolculuk yapabileceğini kendi yaşam gerçeğini de baz alarak anlatmaya çalışırken toplum denen çerçeveyi- cendereyi ve bütün davranışlarımıza hükmeden zorunluluk yasasını pek dikkate almıyor gibidir.
Bir asırlık yaşam deneyiminden damıtarak duygu ve düşüncelerini torununa mektuplar halinde aktaran ve bu aktarımı yaparken kendi yaşam kesitlerini irdeleyen Tamaro pişmanlıklarını, ikilemlerini, mutluluğu ve mutsuzluğu doğuran ilişkilerini kendine ayna tutarak ortaya koymuştur.
Duygularını ve düşüncelerini en çıplak, en yalın bir dille, çok sentimentalist bir tarz ve düzlemde, açıkça ve keskince betimleyen yazar kendi yaşamında saklı ve gizli aşkı anlatırken aslında toplum denen cenderenin kadın ve erkeğe çizmiş olduğu cehennemi evlilik ilişkisini de berrakça ortaya koymuştur.
20. Asrın Avrupa toplum ilişkilerini, gelişen felsefi akımları, feminizm vb.’nin yarattığı düşünce ve davranış dalgalanmalarını betimleyen Tamaro aynı zamanda 17 Ekim Bolşevik Rus Devrimi ve İkinci Dünya savaşı yıllarında Mussolini faşizmi karşısında İtalyan egemen sınıflarının karakterine de neşter atmıştır.
İtalyan burjuvazisinin sahte, güçten ve rüzgardan yana yelken açan karakterini ortaya korken adeta insan denen türün koşullar dayattığında en kaba zulmü bile kanıksayabileceğini, alkışlayabileceğini ve ona ortak olmaktan geri durmayabileceğini anlatmıştır.
Kızı ve kız torunu ile aralarında süren çatışmalı ilişkilerini anlatırken, iki ardıl kuşak ile kendi kuşağı arasındaki yaşam alışkanlığı ve bakış açısı farkını da çarpıcı olarak ortaya koymuştur.
İtalyan edebiyatını güçlü kalemi olan Tamaro ‘nun bu eserini okurken kendi yaşam öykümüzün pek çok kesiti ile anlatılanlar arasındaki benzerlikleri, kesişimleri, benzer duygu dalgalanmalarını berrakça görürüz.
Oldukça sentimentalist, etkileyen, akıcı ve gerçekçi bir edebi eser olan Yüreğinin Götürdüğü Yere Git okunması gereken bir kitap.

Doğan Karaağaç

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

YENİ TÜRKİYE SİZE GÜZEL !

YENİ TÜRKİYE SİZE GÜZEL !

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil