Ana Sayfa Yazarlar 5.04.2023 383 Görüntüleme

Şair , Yazar

Gelişen Bireyleşme ve Zayıflayan İnsani Değerler Üzerine (3)

Sanayi sermayesi ile ticari ve banka sermayesinin tek ellerde toplanmasının sonucu olarak tekel, tröst , kartel gibi ekonomik oluşumların ortaya çıkmasıyla kapitalizmin yeni bir aşamaya, emperyalist aşamaya evrildiğini, bunun da 19. Y.Y’ ın ortalarından itibaren başladığını belirtmiştik. Bu yeni aşama ( Kapitalizmin emperyalist aşaması) insanlar, sınıflar ve toplumlar arasında yeni bir ilişki biçimini zorunlu kılıyordu. Bu ilişki biçimi pragmatizm felsefesini yarattı. Çıkarcılığın merkez alındığı bir yaşam felsefesi olan pragmatizm felsefesi toplumcu olan yaklaşımların terk edilmesine ve birey merkezli bir yaşam biçimine yol açtı. Böylece emperyalizm çağında toplum bilinci, toplum duygusu ve duyarlılığının yerine “ben” ve “ben’in çıkarı” ikame edilmiş oldu. Bu durum bireyleşmede zirveselliği ifade eden bir durumdur. Hiç kuşku yok ki pragmatist felsefenin kişilerde somutluk bulması bireyin özgürleşmesine yol açmaktadır. Kişilerin bireyleşmesine yol açan çıkarcı yaklaşım bu yönüyle olumlu bir özgürlüğü objektif olarak doğurmuştur. Lakin oluşan özgürleşme beraberinde insani değerleri erozyona uğratarak zayıflatmıştır. Gün be gün daha da zayıflayan insani değerler tükenişin eşiğine gelmiş bulunmaktadır.

Büyük toplumsal trajediler ( Örneğin Maraş depremleri ) ve büyük insanlık trajedileri ( Örneğin Kovid 19 ‘un yol açtığı Pandemi ) türümüzü silkeleyip insani değerleri hatırlatıp canlandırsa da, bu durum kısa bir süre yaşam bulabilmekte ve hızlı bir şekilde türümüz yeniden bireysel pragmatizm gömleğini giyinmek için seferber olmaktadır. Çünkü ekonomik temel ve ekonomi-politiğin yasaları insanı bencil ve çıkarcı davranmaya zorunlu kılan boyutta ve niteliktedir. Bireyleşmede ucu açık bir özgürleşmeye ortam yaratan emperyalizm dönemi ve felsefesi aynı zamanda hasta bireyi ve hasta toplumu da yaratmış bulunuyor.

Pragmatizm gömleğini ruhuna ve bilincine giydiren türümüz, toplumları ayakta tutan ve binlerce yıllar içinde oluşan insani değerlerden uzaklaştığından dehşet bir yalnızlık duygusu ile tanışmış bulunuyor. Çağımızda mutsuz insana giden sürecin taşları pragmatizm ile döşenmiştir. Ve bireyleşmede sağlanan özgürlük beraberinde yeni duygular yaratmıştır. İnsanlarda egemen olan yeni duygu halleri ve durum Şudur; Yalnızlık duygusu Hiçlik duygusu Önemsizlik Anlamsızlık, Güvensizlik Şüphecilik Gelecek ve güvenlik kaygısı Ve bunların toplamda yol açtığı mutsuzluk ve bunalımlı haldir. Günümüzde türümüz genel olarak mutsuzluktan müzdariptir. Çünkü sevgiden çok nefretin egemenliğinin söz konusu olduğu bir dönem yaşanmaktadır. Ve bu dönem kapitalizmin emperyalist aşaması ile ve bu aşamanın zorunlu olarak ürettiği pragmatist felsefeyle doğrudan ilintilidir. Kendisini düşünen, çıkarına olmayanla ilgilenmeyen, dayanışmayı, paylaşmayı unutan insan kendisi dışında topluma, doğaya ve çevresine sevgi besleyememektedir. İstikrarsız toplumsal düzenden ve her an değişmeye müsait kaygan zeminden dolayı çağımız insanı endişeli ve huzursuzdur. Bu zemin insanları çevresine ve her şeye karşı güvensizliğe itmektedir.

Oysa güven ruhsal dinginliğin, huzurun ve aynı zamanda dinamizmin vazgeçilmezidir. Güven olmayınca saydığımız negatif duygu hallerinin kişilerde egemen olması kaçınılmaz olur. Psikanalizin kurucusu ve kuramcısı Ruhbilimci Sigmund Freud, haklı olarak, kapitalist toplumları sevgisizlikten dolayı hasta toplumlar olarak ele almış ve nevrotik toplumlar demiştir. sonuç olarak sağlıklı olabilmek için toplumsal değerleri önceleyen bir yaklaşıma ihtiyacımızın olduğu açıktır. İnsani- toplumcu duygu, bilinç ve duyarlılığımızı artırmak, bunları esas alarak yaşamımızın ekseni yapmak mutsuz insan gerçeğimizi aşmada bir çıkış yolu olabilir.

Doğan Karaağaç 25 Mart 2023

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Mütevazı Olmak Kolay Değildir

Mütevazı Olmak Kolay Değildir

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil