Ana Sayfa Yazarlar 27.04.2023 583 Görüntüleme

1985 yılında Hacettepe Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Lisans, 1989 yılı Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Lisans mezunu. Konya, Hakkari, Safranbolu Devlet Hastanelerinde Diyetisyen olarak çalışıp, 2005 yılında emekli oldu.

MUT KAPISI

Bir mut kapısının daha önündeyim. Yüreğim, sizlere yazılarımla ulaşacak olmanın tatlı heyecanıyla doldu. Heyecan hayatımızda ne kadar da önemli bir duygudur. Fikrime göre, dünya için renkler neyse, hayat içinde heyecan odur . Heves de onun akrabası olsa gerek. Belki de kardeşi. Bu ikisi ile yaşam coşarak akar.

Tanışma günümüz bugün. Adım köşede yazılı. Yaşım ; kadınların yaşı sorulmaza getirip, es geçsem olur mu ? İlerleyen günlerde, anlattıklarımdan nasılsa bir çıkarımınız olacaktır. O çıkarımda kalmayı tercih edebilirim. Emekli bir diyetisyenim. Dolayısıyla yazılarım, insan beslenmesi ile ilgili olacak. Sadece fizyolojik beslenme beni kesmeyeceği için ruhsal beslenme de konularımıza dahil olacaktır. Bedensel beslenmeyi, eğitimini aldığım mesleki bilgimle, ruhsal beslenmeyi, doğumumdan bugüne yaşamsal deneyimlerimden anlayabildiklerim oluşturacak. Elbette her insan yaşamın içinde, farklı deneyimleri ve farklı çıkarımları vardır.. Hayat kurallara sığacak kadar küçük olmadığı gibi, tezatlıkların doğrulukları ile de doludur.

Ben yaşam heyecanımı, hevesle sizlere aktarmaya adayım. Bildiklerimi, anladıklarımı anlatayım, anlayamadıklarımı öğreneyim. Öğrenebilmem için geri dönüşlerinize ihtiyacım olacak. Olumlu yahut olumsuz her türlü geri bildirim beni ileriye taşıyacak, birlikte büyümemize hizmet edecektir. Güzel bir serüvenin başlangıcında olduğumu biliyor ve hissediyorum.

İlk günümde, bu coğrafyaya ait fikirlerimi yazayım istedim. Kuşadası’nın ley hattı üzerinde olduğuna inanıyorum. Buraya ilk gelişimiz 2010 yılında olmuştu. Eşyalı bir ev tutup beş ay kadar kalmıştık. Üst solunum yolu rahatsızlığım hat safhadaydı. Sürekli antibiyotik kullanmaktan nevrim dönmüş halde, buraya gelmiştim. Geldikten bir hafta sonra, kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Bir süre sonra da tamamen iyileşip, eski halimi unutup gittim. Bu kadarla kalmadı, aynı önemde bir şey daha oldu. Sihirli bir şey ! Böyle bir durumu ilk kez yaşadım. Nedensiz, sebepsiz mutluluk hissi. Telefonlarda ablamla konuşurken, burada sihirli bir şey var, ben burada çok mutluyum, üstelik hiçbir sebep de yok diyordum. Öyle çok anlattım ki, birkaç ay sonra onları da buraya getirdim. Dönüş zamanı gelince, ayaklarım geri geri gitmişti.

Yaşadıklarımı anlamlandırmak için, araştırmaya başladım. Önce negatif iyonların insan sağlığına olan olumlu etkisine ulaştım. Büyük körfez büyük gelgit mi yapıyordu ? Böylelikle öğleden sonraları deniz dalgalanıyor, suyun hareketiyle de hava negatif iyonla dolup taşıyor sonucuna ulaştım. Negatif iyonsa, pozitif ruh halinin fokurdayan kaynak suyu bence!

Hepsi bu kadar olabilir mi ?Negatif iyon olanları açıklamakta yeterli midir ? Ben yeterli olmadığını düşündüm. Başka bir şeyler daha olmalıydı, vardı da. Kuşadası’nın sayısız tepesi, yani yeryüzü şekli nedeniyle, dünyanın enerji hattı üzerinde olma durumu. Nasıl ki İstanbul’un, yedi tepeli olması münasebetiyle, özel bir auraya sahip olmasının yanında, boğazda birbirlerine ters yönde akan iki akıntının varlığı havasını negatif iyonla dolduruyorsa, Kuşadası içinde, körfez ve tepeleri aynı etkiyi oluşturuyor diyorum.

Sevgilerimle Dyt. Güner Erbay gunererbay78@gmail.com

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil