Ana Sayfa Yazarlar 14.06.2023 466 Görüntüleme

1985 yılında Hacettepe Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Lisans, 1989 yılı Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Lisans mezunu. Konya, Hakkari, Safranbolu Devlet Hastanelerinde Diyetisyen olarak çalışıp, 2005 yılında emekli oldu.

MÜZİK İNSANLARI VE SÖZ İNSANLARI

Fecri Ebcioğlu için yeni bir albüm yapıldı. Plak ve kaset olarak da piyasaya sürülecek diyor yapımcısı. Fecri Ebcioğlu ve 100 yıllık şarkılar adı altında piyasaya sürülüyor. Vefat edeli epey zaman oldu. O da bu dünyaya erken Allah’a ısmarladık diyenlerden.

TV deki proğramları, bugün gibi gözümün önünde, sesi hala kulaklarımda. Onu zihinde, bu denli canlı tutan nedir diye merak etmemek, mümkün olamıyor. Gülen yüzü ile şarkıları, sohbet eder tarzda anons ederdi. Tipik sakalı, bir insana ancak bu kadar yakışır, ancak bu denli sevimlileştirebilirdi. Sanki evinizin içinden birisi çıkmış gibiydi ekrana. Etrafına öylesine içten, samimi frekanslar yayan duygu adamıydı ki, onu kalbine almamak imkansızdı. Müthiş şarkı sözleri yazdı. Tıpkı Fikret Şenes, Şehrazat, Sezen Cumhur Önal gibi. Sezen Cumhur Önal siyahi şarkıcıları çikolata renkli diye anons etmesi ile akıllarda kaldı.

Çikolata; insan türünün hayır diyemediği yiyecek. Son yıllarda faydaları anlatılıyor artık. O da aklananlara karıştı, özellikle bitter olanı. Zaten bitterin tadı öbürü ile mukayese götürecek gibi değildir. Bitter çikolata, organik bileşiklerden, flavonoidler, polifenoller ve kateşinlerden zengin olmasıyla sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Bitter çikolatadaki flavanoller, vücuttaki nitrik oksit üretimini uyarır. Nitrik oksit, kan damarlarının genişlemesini, kan akışının hızlanmasını ve kan basıncının düşmesini sağlar. Bitter çikolata ayrıca, polifenoller ve teobromin bileşikleri sayesinde de kötü kolesterolü (LDL) düşürürken iyi kolesterolü (HDL) yükseltebilir deniyor.Kakaonun insülin direncine iyi geldiği de bulunmuş !.. Nitrik oksit kırmızı pancar ve ıspanakta, yeşil yapraklı sebzelerde de vardır.

Sağlığına dikkat edip, özen gösteren insanlar, haliyle daha enerjik olmaları sayesinde, her konuda daha faal olmayı başarabilirler. Allahın kimi insanlara nasip ettiği bu özel yetenekleri, kullanarak parlatan insanlara saygım sonsuzdur benim. Onlar bu dünyadaki görevlerini yerine getirmiş olan değerli kişilerdir. Biraz düşününce her insanın kendine has özellikleri olduğunu anlayabiliriz. Kendine has bu özellikler, her ne ise, geliştirip, topluma sunmayı, en büyük ibadet olarak kabul ediyorum. Belki bir adım daha ileri gidip, bu nedenle hayata katıldığımıza da inanıyorum.

Her birimizin bu yaşama doğmuş olmasının sebebi; Allahın bize verdiği özelliklerimizi kullanıp, çevreye bir yarar üretmekten başka ne olabilir? Benim aklıma bütünü baz alınca başka bir sebep gelmiyor fakat elbette sadece bütünün değil minik parçalarında kendisine ait amacı olmalı ve de var mutlaka.

Bir zaman önce TV de şarkılarda ezgiler mi önemlidir yoksa sözler mi tartışması yapıldı. Besteci ezginin çok daha önemli olduğunu iddia ediyor, söz yazarı ise sözlerin ezgiye çok şey kattığını ve hatta bazen öne geçebileceğinden dem vuruyordu. Anlaşamadılar nitekim.Belli ki aralarında bir menfaat çatışması vardı. Menfaat söz konusu olunca, anlayış attaya gidiyor. Bizlere sunulan ikilemlerin altında genellikle menfaat hesapları olur, dikkat ermek gerekir. Müzik esastır demek; yüzeysel bir değerlendirmeden öteye geçemeyen bir tutum olur. Müziğin ruha olan etkisini yadsıyamazken, sözün önemini es geçmeye tevessül edebilir miyiz ? Önce söz vardı. Yuhanna İncilinin ilk cümlesidir ve Kuranda da “Allah dilediğini yaratır, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece ‘ol’ der. O da hemen oluverir(Al-i İmrân,47” der. Tüm evrenin yaratılmasında da önce ol dendiği belirtilir. O halde; Önce Söz Vardı.Bizlere hep bazı şeylerin ip uçları, bazı yerlerde verilmiş. Herşeyden herşeyden önce, sözün varlığından bahsediliyor. İnsan beyninin işlevselliği de sözle mümkün olabiliyor. Sözü beyinden çıkarıp attığımızda geriye ne kalıyor? Beynin sözcüklerini ondan alırsak geriye hayvansal bir varlık kalıyor. Çok büyük ölçüde iç güdüleri ile yaşayan bir canlı !

İnsan, beynindeki sözcükler oranında düşünme kapasitesi oluşturabiliyor. Konuşamayan insanlar bile, beyninin içindeki o odacıklarda konuşarak düşünür. Düşünmeye ; sözcüksüzlük büyük oranda kert vurur. Düşünce çok çok kısır kalır. Düşünmenin en aza indirgenmiş olması durumunda, duygular körelir. Tüm bunları nazari dikkate aldığımızda, bir milletin ilerlemesini engellemede, dilini bozmanın önemi de ortaya gün ışığı gibi çıkıyor. Günümüzde ise daha da ileri gidip, dil küresel olarak budanmaya tabi tutulmuş durumda. İnsanlığın diline; dolayısıyla düşünme kapasitesine, duygularına tahdit konuluyor. İnsanlar konuşmaktan imtina edip emojileşiyor, sözcükleri kısaltarak kullanıyor !

Bu yazdıklarım sadece bana ait savlar değil. Zamanında konuşma konusunda bir çok kitap okuyup, bu sonuçları edinerek yolumu çizebildim. Ben emekli olana değin konuşamayan bir kızım vardı. Konuşamamanın düşünmeyi nasıl baltaladığını görmemem mümkün değildi. Çalışmayı bıraktığım günden bu yana, konuşma çalışıyoruz, ama tabii konuşmada çeşitli zorlukları olan birisi için, konuşma da bir derya deniz !

Tüm bunları düşündüğümüzde, söz söylemede maharetli olan insanların, hayata katkılarının ne derece önemli olduğunu anlayabiliyoruz. Şiir ve şarkı sözleri; söz söyleme sanatının şaheserleri olarak ruhumuzu doyurur. Onları söyleyen kişilere selam olsun diyor ; Frederic Chopin dünyaya gelme amacını nasıl gerçekleştirip gittiyse, Nazım Hikmet de dünyaya gelme amacını gerçekleştirerek gitmiştir diyorum.

Sevgilerimle

Dyt. Güner Erbay

Yorumlar

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil