Ana Sayfa Yazarlar 12.01.2026 107 Görüntüleme

Klinik Psikoloji YL-Danışman

Bir Çocuğun Görünmez Yaraları 30 ‘’Doğanın Dersi ve Kırılganlığın Dönüştürücü gücü

Bir kozanın içindeki tırtıl yaşam döngüsünün en kırılgan halindedir. Yumuşak bedeni, daracık ipek duvarlara sıkışmış, dışarıdaki dünyaya karşı tamamen savunmasızdır. Dönüşüm başladığında eski bedeni adeta sıvılaşır, kimliği yok olur. Kelebek bu sürece dirense, kozayı erken delip kaçmaya çalışsa da sonuç yok oluştur. Bu süreç öyle acı vericidir ki, kırılganlığın sonucunda yeni kimlik inşası başlar.

İnsan da böyledir. Büyüme, ancak kırılganlığı tam anlamıyla yaşadığımızda gerçekleşir. Acı bizi savunmaya ittiğinde, çoğu zaman haklı olma zırhını kuşanırız; çünkü haklılık, acıyı dindirmenin en hızlı yoludur. “Ben haklıysam, bu acı haksızdır” deriz içten içe ve duyguyu bastırırız. Oysa haklılık, kozanın daha da kalınlaşmasıdır; büyüme ise kozanın içten içe erimesi, eski kimliğin çözülmesidir. Doğada hiçbir canlı, kendini tamamen koruma altına alarak dönüşemez. Kelebek kozasını yırtmadan uçamaz, tırtıl kanatlarını açmadan gökyüzünü göremez.

Büyümenin hammaddesi ilişkilerdeki kırılmalar, başarısızlıklar ya da kayıplardır. O gururlu, kontrollü, haklı olduğunu iddia eden ‘Ben’ acı karşısında çözülmeye başlar. Bu durum, tam bir paniktir çünkü var olduğunu sandığın kendinin aslında yok olmasına şahitlik yapmaktır. Haklılık ise eskiye sarılmanın acıyı bastırmanın en önemli yoludur. “Bu haksızlık, ben bunu hak etmedim.” otomatik savunma mekanizmaları etrafınızda zırh örer. Haklılık, kişiyi eski kabuğunda dondurur. Kırılganlık burada devreye girer: Acıyı inkâr etmeden, savunmasızca yaşamak, tırtılın sıvılaşmasını kabul etmek gibidir. Bu, büyümenin ilk ve en zor, acılarla dolu adımıdır. Başlangıçta bizi koruyan bildiğimiz her şey dönüşüm zamanı geldiğinde duvar bir hapishaneye dönüşür. İnsan ilişkilerinde de haklılık, kendi ördüğümüz duvarlardır. Bu duvarın ardında acıyı hissetmeyiz, ama aynı zamanda yeni bir bağ kurma, empati yapma, özür dileme gibi büyüme fırsatlarını da göremeyiz. Kırılganlık ise “Belki haklı değilim, belki bu acı bana bir şey öğretiyor” diyebilmek, dışarıdaki dünyaya yeniden açılmamızı, kendimize karşı yeni ufuklara doğru süzülmemizi mümkün kılar.

Çocukluk yaraları, bu erime sürecinin en derin katmanlarını oluşturur. Küçük bir çocuk eleştirildiğinde, terk edildiğinde ya da sevgi eksikliği yaşadığında, tıpkı tırtılın kendini korumak için kozayı örmesi gibi, “haklılık” ve “kontrol” gibi savunma mekanizmaları geliştirir. “Ben değersiz değilim, suç onda”, “Dünyaya güvenemem” gibi inançlar, kozanın en kalın ipek tabakaları haline gelir. Yetişkinlikte bir ilişki kırıldığında ya da başarısızlıkla karşılaşıldığında, bu çocukluk yaraları yeniden tetiklenir ve kişi otomatik olarak ‘’haklı olmak, duyguyu bastırmak, suçlamak’’ ile çevrili duvarların ardına sığınır: Oysa gerçek büyüme, “Evet, o yarayı taşıyorum ve bu acı onun izi” diyebilmek, savunmasızca o küçük çocuğun gözyaşlarını kabul etmek, tırtılın sıvılaşmasını en derin düzeyde yaşamaktır.

Her kozadan çıkan kelebek gibi çocukluk yaraları ile barışan birey, eski tırtıla benzer şekilde, hayal bile edemeyeceği bir özgürlüğe kavuşur. Bu özgürlük karanlık, acı dolu baştan var olma sürecinin ödülüdür. Kırılganlığı kucaklayan, haklılık zırhını bir kenara bırakabilen herkes, bir gün kendi kanatlarını açar. Eski yaralar iyileşir, ilişkiler daha derin kurulur, kendini tanıma daha engin bir ufka ulaşır.

Acı, artık bir düşman değil, bir öğretmen olur. En büyük gücün, savunmasız olabilme cesaretinde yattığını bilmek ile o cesareti gösterebilmek ince bir çizgidir. Bazen çizginin bir tarafına bazen diğer tarafına geçmekte normaldir. Yeter ki kırılganlığa karşı hayal kırıklığı beslemeyelim. O zaman büyüme kaçınılmaz, dönüşüm muhteşem olacaktır. Er ya da geç karanlık kozamızdan çıkacak ve kendi gökyüzümüzde süzüleceğiz…

Cem İnak
Klinik Psikoloji YL-Danışman
instagram.com/cem_inak

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil