Ana Sayfa Yazarlar 27.01.2026 177 Görüntüleme

Klinik Psikoloji YL-Danışman

Bir Çocuğun Görünmez Yaraları 31 ‘Koşullu sevginin beden ile dansı’’

Çocukluk yıllarında duygusal ihmal veya koşullu sevgiyle, yani sevginin başarı ya da belirli davranışlara bağlı olmasına alışan birey, önce duyguları görülmediği için kendisine ait dünyasını bastırmaya çalışır. Sevgiyi almak ve uyum sağlamak için farklı karakter ve davranışlar geliştirir. Hayatı kırık bir ayna gibi parçalanabilir; İleriki yıllarında ise bu aynanın yansımasını yetişkinliğinde yeniden bütünleştirmeye çalışır. Parçalanmış yansıma, bedenin ve ruhun kopukluğunu simgeler. İhmal edilen duygular, bedende donmuş bir gerilim olarak kalır. Dışarı çıkmak için doğru zamanı bekler. Yetişkinlikteki “normal” görünen bazı davranışlarda hayat bulur. Ve bizler bunun nereden geldiğini bile bilmeden bu davranışlara sarılarak rahatlarız.
Kırık aynanın parçalarını bir araya getirme çabası yetişkinlikte, bedeni dövme veya piercing ile yeniden sahiplenme çabasına dönüşebilir; Görünürde bir estetik tercih olsa da aslında ihmalle yaratılan beden kopukluğunu onarma girişimidir. Belki siz de o ilk dövmenizi yaptırdığınızda hissettiğiniz acıyı ve ardından gelen “canlılık” duygusunu hatırlarsınız. İçsel bir özerklik ifadesi ile geçmişte söylenemeyen tüm duyguları vücutta dile gelmesi olan dövme ve piercing, bedenini kontrol altına alarak bedeni hissetme çabasıdır.
Parçalanmışlığın başka bir yansımasına odaklamak, yetişkinlikte aşırı egzersize dönüşür; bu davranış, kas yorgunluğu ve endorfin salınımıyla “var olduğunu hissetme” ihtiyacını karşılar. Spor salonunda saatler geçirdiğinizde o bedensel yoğunluğun getirdiği geçici huzuru fark etmişsinizdir. Aşırı spor, tıpkı bir nehrin akışını hızlandırarak tıkanıklığı açması gibi, travmanın yarattığı duygusal donmayı eritir.
Bulanıklığını netleştirmek için ışığı artırmak gibi, duygusal ihmaller duyusal arayışa yol açar; aşırı baharatlı ya da tatlı yemek veya yüksek sesli müzik içsel boşluğu doldurur. Duygusal uyuşukluğa karşı bir tepki, “canlılık” yaratır. Baharatlı yemeğin ağzınızı yaktığı anda veya müziğin kulaklarınızı doldurduğu o anda, fırtınanın toprağı canlandırması gibi kısa süreli bir “uyanış” kesinlikle hissetmişsinizdir.
Bozuk bir yüzeyi onarmak gibi, sıkı sarılma ile derin basınç aranması çocukluktan gelen duygusal ihmal nedeni ile olabilir; bu, çocuklukta eksik kalan fiziksel teması telafi eder, bedeni “sararak” güvenlik ve varlık hissi sağlar. Ağır bir battaniyenin altında huzur bulduğunuzda, o basıncın getirdiği sakinliği düşünün lütfen. Bu sizi nereye taşıyor bir duygunuza bakın.
Kararmış parçaları yeniden parlatmak gibi, duygusal ihmal yetişkinlikte risk alma davranışlarına dönüşür; ekstrem sporlar, kalp çarpıntısı ve tehlike hissiyle bedenden kopukluk hissini kırar, çocukluk boşluğunu telafi eder. Yüksekten atladığınızda veya hız yaptığınızda hissettiğiniz “hayatta olma” hissi, tıpkı bir şelalenin akışıyla engelleri aşması gibi, bastırılmış enerjiyi serbest bırakır.
Dağılan yansımayı sıkı bir kumaşla toparlamak gibi, ihmal yaşayan yetişkinler dar ve sıkı kıyafetleriyle bedensel farkındalığı artırır; Oluşan içsel rahatlık bir telafi mekanizmasıdır. Sıkı kıyafetlerin verdiği “toparlanma” hissini deneyimlemişsinizdir. Bu, tıpkı bir kelebeğin kozasında dönüşmesi gibi, travmanın dağınıklığını bütünleştirir.
Kırık aynanın buğusunu temizlemek gibi, sıcak duş veya soğuk uyarımlar ciltte “uyanış” yaratır, bedensel kopukluğu onarır. Soğuk bir havada yakıcı suyun altında ya da terlemişken aldığınız soğuk duşta hissettiğiniz rahatlama anını düşünün. Bir volkanın enerjisini boşaltması gibi, bastırılmış duyumları serbest bırakmıyor mu?
Çocuklukta yaşanan duygusal ihmalin yarattığı beden kopukluğunu fark etmek, iyileşmenin anahtarıdır. Bu tarz davranışlar aslında bilinçaltı bir çabadır: Bu duyguları ve davranışları fark ettiğinizde, yalnız olmadığınızı ve değişimin mümkün olduğunu hatırlayın; milyonlarca insan benzer yollarla içsel boşluğunu doldurmaya çalışır.
Umut burada doğar: Sinir sistemi her yaşta yeniden şekillenebilir. Bu davranışları bastırmak yerine anlamlandırır ve iyileştirebiliriz. Siz de bugün küçük bir adım atabilirsiniz: Bir davranışı fark edin, derin bir nefes alın ve kendinize şefkat gösterin. Bedeniniz sizi eve çağırıyor; kapıyı aralamak sizin elinizde.
Cem İnak
Klinik Psikoloji YL-Danışman

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

ÇADIR TİYATROSU

ÇADIR TİYATROSU

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil