Ana Sayfa Yazarlar 21.02.2026 669 Görüntüleme

Aktüel Ada sahibi , Gazeteci , Yazar

RAMAZAN SOHBETLERİ-1

Bizim çocukluğumuzda Ramazan aylarının bir ritüeli vardı.

Saat 17.00 gibi mutfağa girilir ve önce salatalardan başlanarak, iftara ciddi ve özenli bir hazırlık yapılırdı.

Ana yemek sabahtan piştiği için, iftara hazırlık önce salatalardan başlardı.

Salata dediğim de öyle bir kaç sap marul, dereotu ve domates karşımı değildi.

Uzun uzun közlenen patlıcanlar, biberler ve ardından soyulup dilimlenme fasılları, şarkı söyler gibi sarımsak dövülmeleri, soğan doğramaları, zeytinyağı ile karıştırmaları epey zaman alırdı.

Salatalar faslı keyifliydi, neredeyse iftar saatine kadar bu işlemler sürerdi.

Zeytinyağı, sarımsak ve limonun beyazlaşana kadar çırpılması bile dakikaları bulurdu.

Salataları iki, üç türlü hazırlardık.

Ya yoğurtlu, ya sade, ya da domatesli.

Top patlamadan önce ocaktan indirilen tarhana çorbasını da eklersek; bir salata ve çorbanın sofraya son anda konulması, adeta antrenman gerektiren bir iş gibiydi.

Sahurlar için de mutlaka bir hazırlık olurdu.

Biz genellikle kahvaltı yaptığımız bir menüyü seçerdik.

Kalkar kalkmaz çayımızı demlerdik.  Kimi zaman, iftar sofrasından kalan çorbayı da içerdik. Süt de içtiğimiz olurdu. Ama asla ağır yiyecekler yemez, hafif bir atıştırmaya yer verirdik. Sıvı ağırlıklı bir sahur yemeğinin önemli olduğunu düşünüyorum.

Oruç tutan vatandaşlarımızın gün boyunca susuzlukla olan imtihanını iyi bildiğim için bu önerilerimi tekrarlıyorum.

Ramazan ayının eski ritüelleri artık yok.

Her ne kadar yaşatılmaya çalışılsa da, ben eski güzellikleri göremiyorum.

Bunun nedeni ağırlaşan yaşam koşulları.

Açlık ile mücadele irade isteyen bir gerçeklik.

Ancak, günümüzde tam bir beslenme neredeyse yok.

Boğazından kısarak zengin olunabileceğini düşünen bir toplumda yaşıyoruz.

Bana soracak olursanız, boğazınızdan kısmayın ama ne mümkün?

Şimdi geçmişe baktığımda mutfağa harcadığımız zamana teşekkür ediyorum.

Çünkü; mutfak bir kültür, hem de çok büyük zenginliği ifade eden bir kültür.

Bir insanın ne denli zengin olduğunu mutfağa harcadığı zaman ile açıklamak mümkün.

Bize çocukluğumuzda zengin mutfaklar sunan hayata teşekkür etmeyi ve onun anılarla dolu kapılarını aralamayı unutmamalıyız.

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil