Ana Sayfa Yazarlar 9.04.2026 34 Görüntüleme

Şair , Yazar

Pragmatizm ile Sosyalizmin Kavgası (1)

Pragmatizm türümüzün insanlaşma yolculuğunda büyük bir durağanlık, gerileme ve tuzaktır.

19. Yüzyıl insan türünün tarihsel yolculuğunda en önemli kavşaktır.
Maalesef insan türü bu büyük kavşakta çuvallamış ve şansını iyilikten- insanlaşmaktan yana kullanmamıştır.
Düşe kalka, binbir didinme ve didişme ile yol alan insan türü yüz binlerce yıl süren avcı toplayıcı dönemi, beş bin yıl kadar süren neolitik dönemi, altı bin yıl kadar süren köleci dönemi ve bin yıl kadar süren feodal dönemi geride bırakmış ve bilim çağı dediğimiz kapitalist modernite dönemine gelmiştir.
Kapitalizme gelinceye kadar insan formu pek çok deneyimi ve değeri yaratmış- edinmiş ve birikim sağlamıştır.
Animist inanç sistemlerini aşarak çok tanrılı dönemi yaratmış ve ardından tek tanrılı din sistemlerini geliştirmiştir. Ardınca düşünüşte yeni hamleler geliştirerek felsefeye ve bilime yönelmiştir.
M.Ö. yedinci yüz yılda Thales ile başlayan felsefi düşünüş soru sormayı ve doğayı doğa ile anlama ve açıklamayı esas aldığından felsefi ve bilimsel yöntemi içeren bir düşünüş düzeyi ve biçimi olarak gelişmiştir.
İç içe gelişen felsefe ve bilim M.S. 1500 yıllarında ayrışarak yoluna devam etmiştir.
Düşüncede bunca aşamaları kateden insan türü üretimde de pek çok aşamayı geride bırakmıştır.
Hazırı toplayıp yiyerek varlığını koruyan insan türü taştan ve ağaçtan basit aletler yaparak yürümüş, neolitik dönemde taştan aletler ve silahlar yaparak güçlenmiştir.
Hayvancılığı geliştiren ve tarımı öğrenen insan türü tam da bu dönemde mülk edinme düşüncesine saplanarak özel mülkiyet denen belayı başına almıştır.
Üretim yapmayı ve özel mülkiyeti öğrenen ve tadan insan türü ticareti öğrenerek ve geliştirerek yeni bir aşamaya geçmiştir.
Önce metayı meta ile mübadele ederek al-ver yapan insan türü zamanla malı mal ile değiş tokuşun zorluğu ve yetmezliği ile yüzleşince çareler aramış ve değerli bir takım nesneleri ( buğday, arpa,, fildişi, kabuklu deniz canlılarının kabukları, parlak ve renkli kimi taşlar vb. ) al – verin değişim değeri olarak benimseme yoluna girmiştir.
Böylece günümüzde kullanılan paranın temeli atılmıştır.
Değişimin değeri olarak kimi nesnelerin kabulü ile beraber meta- meta ilişkisi ( al- ver yöntemi ) yerine
Meta – Para- Meta ilşki biçimi geçmiştir.
( Bu biçim kapitalist toplum düzeninde Para- Meta- Para şekline dönüşecektir)
Ticareti öğrenen ve geliştiren insan türü böylece tarımcı ve çoban kabilelerden ayrı olarak üçüncü bir sınıf ve kategoriyi, tüccarları, var etmiştir.
Bilginin, verinin, tecrübenin sözlü aktarım yolu ve yöntemi yazının geliştirilmesi ile insan türünün işini çok daha kolaylaştırmıştır. Yazının icadından bir kaç asır sonra tekerleğin icadı insan türünün hayatını hızlandırmada ve kolay kılmada önemli bir işlev görmüştür.

Yerleşik hayata geçtiği zamanla başlayan faaliyetlerinde önce şehir devletlerini kurmuş , bilahare bir çok kent- şehir devletini tek potaya katarak büyük devletlere geçiş yapmış devamla birden çok kültürü – devleti bir potaya katan imparatorluklar dönemini geliştirmiştir.

Devam edecek.

Doğan Karaağaç

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

ODA YARIŞLARI

ODA YARIŞLARI

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil