Ana Sayfa Yazarlar 10.07.2026 49 Görüntüleme

Klinik Psikoloji YL-Danışman

Bir Çocuğun Görünmez Yaraları – 39 “İyiliğin Görünmez Köprüsü”

Bazı yaralar, içimizdeki aşınmış bir köprünün üzerinde taşınır. Dışarıdan bakıldığında bu köprü hâlâ ayaktadır; insanlar üzerinden geçer, oysa köprünün ortasında bir yerde, küçük bir çocuk dengede kalmaya çalışır. Rüzgâr biraz sert estiğinde sallanan köprü değil, o çocuğun içindeki güvendir.

Aileyle kurulan bağlar, bu köprünün ilk halini oluşturur. Güvenli, tutarlı ve şefkatli ilişkilerle kurulan bir köprü, geçişi kolaylaştırır; rüzgarlar dengeyi alt üst etmez ve çocuk hem kendine hem de başkalarına doğru yürüyebilir. Ancak ihmal, tutarsızlık ya da duygusal yoksunluk, köprünün bazı halkalarını zayıflatır. Çocuk, geçemediği yerlerde durmayı hatta zamanla hiç ilerlememeyi öğrenir; İyilik tamda burada devreye girer. Bazen bir bakış, küçük bir destek, ya da koşulsuz bir yakınlık köprünün kopmak üzere olan yerlere eklenen yeni bağlar gibidir. İyilik yalnızca köprüyü onarmaz, “geçilebilir” bir dünya hissini yeniden kurar. Başkalarıyla kurulan olumlu ilişkiler sosyal olduğu kadar biyolojik düzeyde de düzenleyicidir. Güvenli bağ deneyimleri, sinir sistemini yatıştırır; kişi kendini daha bütün, güvende ve dengede hisseder.

İyilik, tek başına bir “telafi” değil; farkındalıkla birleştiğinde dönüştürücü bir deneyime dönüşür. Çünkü bazı durumlarda, bir boşluğu doldurma çabasına da dönüşebilir. Sevgi eksikliğiyle büyüyen biri, sürekli veren ama alamayan ya da yalnızca almak isteyen ama güvenemediği için geleni içselleştiremeyen bir yerde durabilir. Bu nedenle iyilik, ancak karşılıklılık ve farkındalık içinde anlam kazanır. Alma verme dengesi kurulduğunda dönüştürücü olabilir.

Farklı bağlanma örüntüleri, bu köprünün kullanım biçimini değiştirir. Kaçıngan bir yapı, köprüden geçmemeyi güvenli bulabilir. Kaygılı bir birey ise köprüyü sürekli kontrol ederek geçmeye çalışabilir. Her iki durumda da asıl mesele bireyin köprüyü nasıl deneyimlediği ile ilgilidir.

İyileşme, köprüyü yeniden inşa etmek yerine üzerinde nasıl durduğumuzu fark etmekle başlar. Bir iyiliği kabul edebilmek, bir destek anında geri çekilmemek, birine yaklaşırken kaybolmamak…Bunların her biri, köprünün yeniden dengelenmesi ve onarımına katkı sağlar.

İyilik, büyük jestlerde değil; tekrar eden küçük temaslarda köprüyü dengeler. Birinin “buradayım” demesi, bir çocuğun ilk kez rahatça ağlayabilmesi, bir yetişkinin yardım istemekten vazgeçmemesi…Bu köprü tamamen kusursuz olmak zorunda da değildir. Bazen sallanır, bazen duraksatır. Ama yine de taşır.

Gerçek iyileşme köprünün hiç kırılmamış, yıpranmamış olması değil; kırılan ve eskiyen yerlerinden yeniden bağ kurabilme kapasitesi ile ilgilidir. İnsan yalnızca o köprüden geçen değil, aynı zamanda o köprüyü kurabilen bir varlıktır. Öğrenebilme kapasitemiz belki de sahip olduğumuz en değerli iyileşme imkanımızdır.

Cem İnak Klinik Psikoloji YL-Danışman instagram.com/cem_inak

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

BENZERLER VE DÖNGÜLER

BENZERLER VE DÖNGÜLER

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil