DOLAR
Alış: 47.23
Satış: 47.42
EURO
Alış: 53.83
Satış: 54.05
GBP
Alış: 62.86
Satış: 63.33
Bir Çocuğun Görünmez Yaraları – 41 “Koparılmış Çocuklar”
Çocukluk bazen köklerinden sökülmüş bir fidanın hikâyesidir. Toprağı, suyu, güneşi aynı kalan bir bahçede değil, yabancı bir toprakta yeniden var olmak çabasıdır. Dışarıdan bakıldığında fidan hâlâ yeşildir, büyümeye başlamıştır; ama kökleri yerde değil, havadadır. Rüzgâr her estiğinde sallanır, tutunacak bir yer arar. İşte o fidan, göçle gelen çocuktur. Yeni bir yerde “yeni hayat” denir, ama o, eski köklerinin acısını içinde taşır. Toprak değişmiştir, bazen dil değişmiştir, ayna değişmiştir; ama “ben kimim?” sorusu içinde değişmeden kalmıştır. Göç, yalnızca coğrafya değiştirmek değildir; kimliğin en derin katmanlarında bir yarılma olabilir.
Çocuk, bir anda iki dünyanın arasında asılı kalmış hissedebilir. Bazen evde konuşulan dil bile okuldaki dilden farklıdır. Anne-babanın anlattığı hikâyeler, sınıf arkadaşlarının bildiği hikâyelerden bambaşkadır. “Nerelisin?” sorusu her sorulduğunda, cevap verirken bir parça daha kökünden kopar gibi hisseder. Bir yandan “eski vatan” özlemi, diğer yandan “yeni vatanda kabul görmeme” kaygısı arasında büyür. Bu, aslında aidiyet yarasıdır.
Ne tamamen buraya ne tamamen oraya ait hisseder. Bu yarım aidiyet duygusu, zamanla derin bir yalnızlığa dönüşebilir. Dil, sadece uluslararası göçte değil, aynı ülke içinde bile değişebilir. En büyük iletişim köprüsü olan dil aynı zamanda en büyük yara da olabilir. Evde ana dilini konuştuğunda “yabancı” diye etiketlenir, okulda ise ana dilini unuttuğu için ailesine “yabancı” hisseder insan.
Nasıl ki fidana verilen suyun sürekli değişmesi kökleri strese sokuyorsa, toprak değişimi de bambaşka bir zemin yaratarak bitki için tam bir “kültür şoku” yaratır: Çünkü, köklerin tutunmaya çalıştığı zemin de değişir. Evdeki gelenekler ile dışarıdakiler ile çarpışır. Bayramlar, yemekler, giyim, utanç, gurur… Hepsi iki farklı toprakta farklı gelişir. Bu iki toprağın arasında büyümeye çalışan çocuk, zaman zaman kendi köklerinden bile şüphe etmeye başlayabilir. “Eski ben”i koruma çabası ile “yeni ben” olmak zorlaşır. Bu iç çatışma, zamanla kimlik karmaşasına, değersizlik hissine ve derin bir aidiyet boşluğuna evrilir. Yetişkinlikte ise bu yaralar farklı şekillerde ortaya çıkabilir: Bazıları aşırı uyum sağlamaya çalışarak kendi kültürünü reddeder, bazıları ise sert bir kabuğun içine çekilerek “hiçbir yere ait değilim” duvarını örer. İlişkilerde derin bağ kurmakta zorlanır; çünkü “köklerim yok” hissi, “kök salamam” korkusuna dönüşür.
Belki de en acısı, artık hiçbir zaman tam olarak “evde” hissetmemektir. Belki de yıllardır aradığınız “ev”, hiç gitmediğiniz bir şehir değil; ilk kez kendinizi ait hissedebildiğiniz bir duygudur. Tabii kökleri kopmuş bir fidan, yeni toprağa tutunmayı da öğrenebilir. Ait olma hissi, köklerini tamamen reddetmekle değil, eski ve yeni toprağın en iyi yanlarını birleştirerek yeni bir kök sistemi oluşturmakla mümkün olabilir. Kendi hikâyesini hem eski hem yeni kültürün zenginliğiyle yazmak, “yabancı” olmaktan “köklü bir göçmen” olmaya geçişin kapısını açar. Terapi, topluluklar, sanat, dil ve kültür arasında köprü kuran ilişkiler bu yarayı sarmaya yardımcı olur.
Kökleri kopmuş olmak, kök salamamak demek değildir. Bazı fidanlar, yabancı toprakta daha derin, daha güçlü kök salar. Toprağın altında görünmese bile, dallar gökyüzüne uzanabilir. Ve bir gün hem eski hem yeni toprağın meyvesini aynı anda verebilir bu fidanlar. İnsan bazen doğduğu toprağa değil, kök salabildiği yere ait olur. Çünkü gerçek aidiyet, haritalarda değil; ruhun güvenle kök salabildiği yerde yeşerir.
Cem İnak Klinik Psikoloji YL-Danışman
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Yazılar
-
BASKIN BİR SEÇİMLE “YENİ PARTİ”Yİ DEVRE DIŞI BIRAKMAK İÇİN DÜĞMEYE Mİ BASILDI?
-
Bir Çocuğun Görünmez Yaraları – 41 “Koparılmış Çocuklar”
-
BU GÜN PARTİYİ ELE GEÇİRDİĞİNİ ZANNEDENLER YAKIN BİR GELECEKTE SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNDE YERİNİ ALACAKTIR
-
YERLE YEKSAN
-
SİZ KARDEŞSİNİZ, AYRILMAYIN
-
YENİ PARTİ
-
HALK SAĞLIĞI ALARM VERİYOR
-
YENİ PARTİ VE HEDEF
-
MUHARREM’İN İNCE HESABI !
-
DÜNDEN KALANLAR
-
NESİNİZ, KİMSİNİZ BELLİ DEĞİL
-
MEMLEKET PARTİSİ ANILARI
