DOLAR
Alış: 48.67
Satış: 48.87
EURO
Alış: 55.88
Satış: 56.10
GBP
Alış: 65.03
Satış: 65.52
Bir Çocuğun Görünmez Yaraları – 45 “Bedenin Susturulan Hafızası
Bazı yaralar bazen en güvende olması gereken yerde, insanın kendi bedeninde gizlenir. Bakıldığında yürüyen, gülen, konuşan bedenin içinde, sessiz bir yangın olabilir. Dokunulmayan, adlandırılamayan, utançla örtülen bir yangın… Beden, travmanın en sadık hafızası olur. Sınırları öğretilmeyen ya da aşırı sınırlarla boğulan çocuk, bedenini “kendi” olmaktan çıkarır. O beden artık ona ait değildir; utancın, korkunun ve susturulmuş çığlıkların sessiz hafızasına dönüşmüştür.
Cinsel ve mahremiyete dair öğrenilmişlikler, en derin ve en görünmez yaralardandır. Çocuğa “bedenin senin, sınırların var” denilmediğinde ya da tam tersine, bedeni sürekli kontrol altında tutulduğunda, beden algısı bozulur. Cinsel istismar yaşayan çocuk için beden, güvenin değil tehdidin mekânı olur. Dokunuş korkuyla, mahremiyet utançla kodlanır.
Çocuk, yaşadığı yoğun tehditle baş edebilmek için sanki bedeninden ve yaşantısından kopmuş gibi hissedebilir. Bu dissosiyatif savunma, acının o anda katlanılabilir olmasını sağlayabilir. Bunların hepsi, beden hafızasının yıllar sonra yeniden kendini hatırlatma biçimidir. Yıllar sonra yetişkinlikte, beklenmedik bir dokunuşta irkilmek, yakınlık karşısında donakalmak, nedeni açıklanamayan kronik ağrılar yaşamak ya da bedene yabancı hissedebilmek… Bunlar bazen susturulmuş beden hafızasının sessiz ifadeleri olabilir
Bu travma, sadece istismarla sınırlı değildir. Ailede mahremiyetin hiçe sayılması, bedenin utançla ilişkilendirilmesi, “ayıp” kelimesinin cinsellikle birleştirilmesi de aynı derin yarayı açar. Çocuk, bedenini sevmez, ondan utanır, onu saklar. Kendi bedenine yabancılaşır. Travmanın izleri yalnızca anılarda değil, bedensel tepkilerde de kendini göstermeye devam edebilir; Kişi yaşadığı olayı bilinçli olarak hatırlamasa bile beden, çeşitli fizyolojik tepkiler vermeye devam edebilir. Bu yüzden birçok kişi “bedenim neden böyle tepki veriyor?” diye sorar. Çünkü beden, susturulduğu her anı hâlâ haykırmaktadır.
Ancak beden susturulsa da hafızası silinmez. İyileşme, bedeni yeniden sahiplenmekle başlar. Beden farkındalığı çalışmaları, güvenli dokunuşlar, nefes ve hareketle travma belleğini yavaş yavaş serbest bırakmak, o susturulmuş sesi nazikçe dinlemek… Terapi odalarında “Bedenim artık bana ait” diyebilmek, en güçlü şifalardan biridir. Çünkü bedenimiz, yaralarımızın en sadık tanığı olduğu kadar, iyileşmemizin de en güçlü müttefikidir.
Unutmayın, bedeniniz size ihanet etmedi. O yalnızca susturulduğu acıyı taşımaya devam etti. Şimdi sıra ona “Artık burada güvendesin.” diyebilmekte. Çünkü iyileşen beden, artık travmanın değil; yeniden kurulan güvenin hafızasını taşımaya başlar. Ve bedeninizin susturulan hafızasını dinlediğinizde, en derin yaralarınız da nihayet konuşmaya başlar. İşte özgürlük, tam da o sessizliğin çözüldüğü yerde filizlenir.
Bedeninizin susturulan hafızasını dinlediğinizde, en derin yaralarınız da nihayet konuşmaya başlar. Ve o konuşma, suskunluğun bittiği, özgürlüğün başladığı yerdir.
Cem İnak
Klinik Psikoloji YL-Danışman
instagram.com/cem_inak
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Yazılar
-
Bir Çocuğun Görünmez Yaraları – 45 “Bedenin Susturulan Hafızası
-
KURUMSALLAŞMANIN ÖNEMİ
-
SİYASİ ÜNİVERSİTE
-
ZAMAN HER ŞEYİN İLACI
-
İŞİNİZE NASIL GELİRSE
-
KALEİÇİ’NE BEDESTEN ÇARŞISI
-
KUTO VE ORTAK AKIL
-
KUŞADASI VE EĞİTİMDEKİ SORUNLAR
-
İLGİNÇ GELİŞMELER
-
KUTO VE GÜVEN
-
Bir Çocuğun Görünmez Yaraları – 44 “Erkekliğin Zırhı”
-
SAKIZINIZ MENTOLLÜ OLSUN
