Ana Sayfa Yazarlar 1.05.2026 57 Görüntüleme

Şair , Yazar

Kötücül İnsan Doğası Üzerine Tezler ( Pragmatizm ile Toplumculuk Çelişkisinde İnsan – 5 )

İster türümüzün tarihinin tümüne, ister son iki asırlık bölümüne tümel ya da tikel olarak bakalım. İnsan doğasının nasıl bir form ve deneyim olduğuna dair sonuç değişmeyecektir.
Kesitsel pratiğini de irdelesek, tümünü de ele alıp irdelesek insan türünün bütün pratiğinin doğurduğu sonuçlar insan doğasının kötücül olduğunu gözümüze bir mertek gibi sokmaktadır.

Bu konudaki ana tezim şudur;

İyi olanlar – iyicil düşüncelere sahip olanlar – iktidar olduklarında kötüye dönüşmek dışında bir duruş geliştiremezler.
Bu durum insan doğasının kötücül olduğunun doğrudan ispatıdır.
Bu durum bir istisna değil bir genel geçer kaidedir.
Gücü ele geçirdiğinizde iyi insan olarak kalmanız imkansızdır. Otoriterleşmek, bastırmacı, benmerkezci olmak, bir zorbaya ve despota dönüşmek kaçınılmaz bir durumdur.
Bu kötüye dönüşme durumu, iyi olup ta iktidara gelenin elinde olan bir durum ve tarz-ı hal değildir.
“Ben demokrat kalırım, empatiyi elden bırakmam, mütevaziliğimden şaşmam” demek kolay ve mümkündür ancak bunu başarmanız imkansızdır.
Tezimizin tözü şudur ; İyilik hali güce kavuşuncaya kadar sürebilen bir haldir. Güçlendiğinizde iyi olarak kalmanız imkansızdır ve sizin niyetinizle alakalı bir durum değildir.
Bu iyinin iyiliğini yadsıması durumu ( kendini inkarı ) isteğe ve niyete bağlı değil biyolojik doğamızın temel yazılımı ile alakalı bir sonuç ve durumdur.
Bir kaçınılmazlık durumudur.
Tüm insanlık tarihinde hangi etnisiteyi, hangi kıta ve coğrafyalardaki yönetme konumuna gelmiş erkleri incelerseniz inceleyin yukarda izah ettiğimiz tezimizin doğrulandığını görürsünüz.
En bilgesinden en mülayimine kadar tüm kimselerin iktidar olduktan sonraki zamanda ( bir süre sonra) eylem ve söyleminde kendini inkara giderek ( kendini yadsıyarak) kötüye evrildiklerini, kendilerini dünyanın merkezine koyduklarını, dehşet bir egosantrizme kapıldıklarını görürsünüz.
Tezimizin doğruluğunun kanıtı da tanığı da tarihin tümüdür.
İster kesitsel ( tikel) ister tümel- genel olarak türümüzün yaşam yolculuğunu- varoluştan bugüne sürmekte olan yolculuğunu ve yürüyüşünü ele alın sonuçta varacağımız ve görebileceğimiz biricik gerçek iyiliğin daimiliğinin olmadığı ve olamayacağıdır.
Aksine kötücüllük insan doğasının yazılımından kaynaklı olarak genelgeçerdir ve daimdir.
Bu duruma kanıt- ispat gösterebilirmiyiz?
Evet gösterebiliriz.
Artık çok iyi bilinen yakın insanlık tarihinin yerleşik hayattan sonrasına- son 12- 13 bin yıllık dönemine bakalım. Daha öncesine hiç uzanmaya gerek bile yok.
Son 12- 13 bin yıllık insan deneyimine baktığımızda, kavgasız, zulümsüz, sömürüsüz, eşitlikçi, adil, huzurlu bir tek toplum ve uygarlığın var olmaması- olamaması tezimizin doğruluğunun ispatıdır.
Peki bu neden böyledir?
Biyolojik yazılımımızın kötücüllüğü neden bir zorunluluktur?
Bu yazılım değişmez- değiştirilemezmidir?
İyi bir dünya ve iyiliğin genel olarak tüm Dünya’da hakim olması imkanı yokmudur?

Devam edecek.

Doğan Karaağaç

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

BASİT VE CİDDİ

BASİT VE CİDDİ

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil