DOLAR
Alış: 47.68
Satış: 47.87
EURO
Alış: 55.10
Satış: 55.32
GBP
Alış: 64.36
Satış: 64.84
Bir Çocuğun Görünmez Yaraları – 43 “İyi Kızın Sessizliği’’
Bazı kız çocuklarının yaraları, hiç kimsenin fark etmediği, sessiz bir odada örülen bir battaniyenin altında gizlenir. Dışarıdan bakıldığında her şey yolundadır; uslu, anlayışlı, fedakâr ve “kolay” bir çocuktur. Ama battaniyenin altında, kendi sesini yutmuş, kendi ihtiyaçlarını ertelemeyi öğrenmiş küçük bir kız vardır. “İyi kız” olmak için kendini unutmayı öğrenmiş bir çocuk, sevilmekle kendini feda etmek arasındaki ince çizgide yürürken her adımda biraz daha görünmez olur. Toplumun “itaatkâr, fedakâr, duygusal” kadın ideali, onun en derin yarası haline gelmiştir.
İşte o küçük kız, erken yaşlardan itibaren “Kızlar uslu olur”, “Kızlar kavga etmez”, “Kızlar başkalarını düşünür” cümleleri ile halk arasında kullanılan “iyi kız” sendromuyla tanışır. Bu mesajlar, sessiz battaniyenin ilk ilmekleri gibi iç dünyasına işlenir. Kendi öfkesi, ihtiyacı, hayali “ayıp” ya da “bencil” diye etiketlenir. Böylece çocuk zamanla öfkesini hissetmek yerine suçluluk hissetmeyi öğrenebilir. Anne rolünün provasını kardeşine bakarak, ev işlerinde sorumluluk alarak ve kendi duygularını bastırarak daha çocukken yapmaya başlar. Gelişimsel olarak hazır olmadığı bakım rollerini üstlenmesi, zamanla kendi ihtiyaçlarından çok başkalarının ihtiyaçlarına odaklanan bir ilişki örüntüsü geliştirmesine neden olabilir.
Bunların hepsi o küçük kalbe “sevgi” nin bedeli olarak sunulmuştur. Duygusal emek, onun en büyük yükü olurken, kendi acısı yerine başkalarının duygularını onarmayı öğrenir. Zamanla “kendini unutmak” sevilmenin tek yolu gibi görünür.
Bu yük, yetişkinliğe taşındığında “iyi kız” sendromu “iyi kadın” rolüne dönüşebilir. İlişkilerde kendi ihtiyaçlarını dile getiremez, sınır koyamaz, hayır diyemez. Herkesin mutluluğunu kendi mutluluğunun önüne koymaya başlayabilir. Anne olduğunda ise bu döngü kendi yorgunluğunu, öfkesini, yalnızlığını “fedakârlık” adı altında gizleyerek zirveye ulaşır. İçinde biriktirdiği suçluluk, değersizlik ve görünmezlik duyguları artık sessiz dokunan ilmeklere dönüşmüştür. Zamanla öz değer, başkalarını memnun etmek ile bağdaşabilir. Kendini ihmal etmek normalleşebilir. Suçluluk ise sınır koyduğu her an ona eşlik eden sessiz bir gölgeye dönüşebilir. Toplumsal cinsiyet rolleri ve içselleştirilmiş patriyarka yani ataerkillik, onun travmalarının parçası haline gelebilir. Çünkü sevilmek için kendini feda etmeyi öğrenmiştir; ama kendini feda ettikçe, gerçekten sevildiğini de hissedemez.
Ancak iyi kızın sessizliği sonsuza dek sürmek zorunda değildir. İyileşme, ilk olarak o sessizliği fark etmekle başlar. “Benim de ihtiyacım var”, “Hayır diyebilirim”, “Kendimi unutmak zorunda değilim” cümlelerini yüksek sesle söyleyebilmek, yıllardır örülen sessizliği ilk kez gevşetmeye başlar. Kendi duygularına yer açmak, sınır koymayı öğrenmek, duygusal emeği adil paylaşmak… Bunların hepsi, üzerindeki örtüyü kaldırarak “iyi kız”dan “gerçek kadın”a geçişin adımları olabilir.
Fedakârlık erdem olsa da kendini yok etmek asla değildir. Gerçek sevgi, kendini unutarak değil, kendini de severek verilir. İyi kızın sessizliği, bir gün kendi sesine dönüştüğünde hem kendi yaralarını hem de gelecek nesillerin yaralarını iyileştirecek en güçlü ilmekleri örecektir.
Belki de iyileşme, yıllarca başkalarını sıcak tutmak için ördüğü battaniyenin altından çıkıp ilk kez kendi sesini duyabilmektir. Çünkü bir kız çocuğu, başkalarını sarmayı bildiği kadar kendini de sarabildiğinde gerçekten özgürleşebilir.
Cem İnak
Klinik Psikoloji YL-Danışman
instagram.com/cem_inak
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Yazılar
-
YÜKSEK ASKERİ ŞÜRADA GENERAL VE AMİRALLİĞE TERFİLERDE, KURMAY SUBAYLARA NEDEN DAHA AZ YER AYRILDI ?
-
Bir Çocuğun Görünmez Yaraları – 43 “İyi Kızın Sessizliği’’
-
KUZULARIN SESSİZLİĞİ
-
TARİHSEL GÖREV
-
BENİM ÖNERİM
-
KIYILARDA YENİ DÜZENLEME
-
HADDİNİZİ AŞMAYIN
-
EKONOMİYİ KALICI OLARAK DÜZELTMENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL !
-
SİYASİ BOŞLUK
-
ATATÜRK KONUK EVİ
-
3. DALGA
-
EMEKLİLERE YAŞATILAN CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK ZULMÜNÜN DERİN ANALİZİ !
