Ana Sayfa Yazarlar 16.04.2026 11 Görüntüleme

Şair , Yazar

Pragmatizm ile Sosyalizmin Kavgası (2)

Pragmatizm Cilalanmış Orman Yasasıdır

15. Yüzyıl 16. Yüzyıla evrildiği dönemde, Ortaçağ düzeni tüm ihtişamı ile kendini yaşatmaya ve sürdürmeye çalışıyor, bağrında kendisini tasfiye edecek potansiyel güçleri de taşıyordu.
Mutlak monarşi krallıklar ve imparatorluklar şeklinde kendini örgütlemiş, her biri kendisinin tanrının yeryüzündeki temsilcisi olduğuna inanıyordu.
Oysaki tüccarlar artık bir sınıfa dönüşmüştü. Feodal aristokrat sınıfın yanısıra ve gittikçe de karşısında konumlanacak olan ticaret burjuvazisi gelişiyordu.
Mal satmak için mal üretmek gerekiyordu. Bu da sermaye gerektiren bir işti. Toprak soylu sınıf olan aristokratlarda, para ise ticaret erbabı sınıfa mensup olanlardaydı.
Böylece ticaret burjuvazisi üretim faaliyetlerini de geliştirme işine girişti. Atölyeler ve küçük çaplı üretim tesislerinin sayısı gittikçe artı.
Bu durum iş yerlerinde ücret karşılığı emeğini satan işçileri doğurdu.
Böylece proletarya sınıfı tarih sahnesine çıktı.
Sermayenin ilkel birikimi dönemi dediğimiz bu ilk kapitalizmin gelişim yılları emeğin çok kaba ve barbarca sömürülmesi üzerine bina olan bir dönemdir.
Ardınca gelişen merkantilist üretim ve dönem başka ulusların kabaca işgali ve sömürülmesi üzerine gelişti. Üretilen malın dışa pazarlanması , mal- meta ihracatı üzerinde büyüyerek gelişti.
Buharın kullanımının öğrenilmesi ve çarkı döndüren enerjinin bu yolla açığa çıkmış olması sanayi devrimlerinin gelişmesinin de temelini oluşturdu.
1760’larda İngiltere’de gelişen sanayi devrimi sonraki on yıllarda Avrupa’nın diğer ülkelerinde de gerçekleşti. Rekabetçi kapitalizm dönemi kapitalizmin henüz girmediği ve olmadığı dünyanın diğer bütün toplumlarının sömürgeler haline getirilmesini beraberinde getirdi. Bu da işgallerle başlayan müdahale demekti ve tabi ki bolca savaş , kırım, yıkım, ölümve öldürme demekti.
Bu da rekabeti yaratan ve büyüten bir durumdu. Bundan dolayı bu ikinci evresine kapitalizmin rekabetçi aşaması diyoruz. 18. yüzyılın sonlarına uzanan bu dönem kendi bağrından tekelleşmeyi doğurdu.

İşte tam da kapitalizmin geliştiği ülke devletlerinin tüm dünyada ( ki Amerika kıtasının 1492 ‘de keşfi ile başlayan yerlilerin- Kızılderililerin katledilmeleri ve Amerikan zenginliklerinin talanı vb. hatırlatmak isterim ) istila, işgal ve ilhakı ile başlayan yayılmacılığı döneminde büyüyen ve tek ellerde toplanan sermaye dönemi başlamış oldu.
Bu yüzden bu döneme kapitalizmin tekelci aşaması diyoruz.
Tekelci aşama yeni bir dönemdi ve meta ihracı yerine sermaye ihracı dönemi başlamış oluyordu.
Sanayi sermayesi, banka ve mali sermayenin aynı şahıslarda ( tröst, kartel, tekel, şirket, holding vb.) toplaşması, sermaye sahibi burjuva sınıfın kar hırsı ile sınırsız ve acımasız sömürgeleştirme ve sömürme isteği ve pratiği tüm dünyada iyilerin ve kötülerin durumdan çıkış arayışlarını da beraberinde getirdi.

Tekelci kapitalizm dönemi esas olarak 1850’ler ile başlar.
Pragmatizm ve sosyalizm felsefesi de tam olarak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ete kemiğe bürünen yaklaşımlar ve disiplinler olarak şekillendiler.
Şimdi esas soruna Pragmatizm ve sosyalizmin nasıl geliştiğine ve insan türünün yolculuğunda bu 19 . yüzyılda daha iyicil bir dünya ve insanlık için kaybedilen fırsatın mahiyetine yakından bakalım.

Devam edecek

Doğan Karaağaç

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

TARİH BUNLARI NOT ALIYOR

TARİH BUNLARI NOT ALIYOR

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil