DOLAR
Alış: 47.84
Satış: 48.03
EURO
Alış: 55.97
Satış: 56.20
GBP
Alış: 65.21
Satış: 65.69
YELİS AYAZ MESELESİ
Aydınpost Haber Sitesi imtiyaz sahibi Yelis Ayaz’ın tutuklanmasının ardından Aydın kamuoyunda tartışmaların yükselmesi; kimilerinin tutukluluk kararının çok ağır olduğunun altını çizmesi, kimilerinin de AK Parti Aydın milletvekili Seda Sarıbaş’ın yanında yer alması, basın özgürlüğü konusunda hemfikir olamadığımızın bir göstergesi gibi.
Ben Yelis Ayaz’ın yazısından yola çıkılarak yapılan olur olmaz haberlerden bağımsız olarak, görüşümü belirtmek istiyorum.
Sevgili Yelis Ayaz’ın köşe yazısından edindiğim fikir şu şekilde:
Ayaz, Aydın’daki bir özel okulda yaşananlara değinen bir yazı yazarak, inşallah doğru değildir, diye bitirmiş.
Bu yazıdan sonra gazetecinin gözaltına alınması yerine ifadesine başvurulması gerekmekteydi.
Hakkında dava açılması yerine, iddialarda adı geçenlerin de ifadesine başvurulmalıydı.
Bu ifadeler ile birlikte kamuoyu tam olarak aydınlatılmalıydı.
O zaman, Aydın kamuoyundaki bu bölünme ve parçalanma durumu söz konusu olmayabilirdi.
Dünkü, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklaması, Yelis’in haberinin ya da yorumunun bir yerlerde suni bir şekilde üretildiği iddialarını destekler biçimdeydi.
Eğer böyleyse bile, kimler tarafından üretildiği araştırılarak, gazetecinin kötü niyetli kişiler tarafından yanlış yönlendirilip, yönlendirilmediği ortaya çıkarılmalıydı.
Tutukluluk en son son çare olarak düşünülmeliydi.
Yelis Ayaz’a bu haber bir yerlerden servis edilmiş mi, kimler tarafından servis verilmiş, sosyal medyada nasıl yer almış, hepsi araştırılmaya muhtaç konular.
Ortada gazetecilik heyecanı ile yapılmış bir hata olsa bile, bunun daha medeni yollarla çözümlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Herkes hata yapabilir; milletvekilleri de, onların çocukları da, gazeteciler de.
Ama, bu hataların daha büyük hatalara yol açmaması hukukun amacı olmalı.
Sevgili Yelis, köşe yazısında “umarım iddialar doğru değildir”, diyerek aslında konunun araştırılması gerektiğine dikkat çekmiş.
İddialar doğru değilse, kendisine bilgi verilir ve haberini ya da yorumunu güncellemesi istenir.
Durum bundan ibaret.
Bizler her zaman haberlerimizi güncellemeye hazırız.
Hatalarımızda da özür dilemek kalemimizin borcu olmalı.
Aydın milletvekili Seda Sarıbaş’ın da, mutlaka üzüldüğünü düşündüğüm haberler ile ilgili, tekzip yoluna gitmesi daha doğru olurdu.
Bugüne dek, milletvekillerinin dokunulmazlığı bir zırh olarak görüldü.
Bence, bir gazetecinin kapı arkasında konuşulanları açıkça sorgulamasından, hiçbir milletvekili rahatsız olmamalı.
Şeffaf toplum için milletvekilleri de en az yurttaşlar kadar mücadele vermeli.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Yazılar
-
MİTOZ BÖLÜNME
-
TUR OTOBÜSLERİ SORUNU
-
AKKUŞ’UN ANLAMLI AÇIKLAMASI
-
KENTSEL DÖNÜŞÜM SAFSATASI
-
KUTO SEÇİMLERİ
-
YÜKSEK ASKERİ ŞÜRADA GENERAL VE AMİRALLİĞE TERFİLERDE, KURMAY SUBAYLARA NEDEN DAHA AZ YER AYRILDI ?
-
Bir Çocuğun Görünmez Yaraları – 43 “İyi Kızın Sessizliği’’
-
KUZULARIN SESSİZLİĞİ
-
TARİHSEL GÖREV
-
BENİM ÖNERİM
-
HADDİNİZİ AŞMAYIN
-
EKONOMİYİ KALICI OLARAK DÜZELTMENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL !
