Ana Sayfa Gündem 17 Haziran 2026 61 Görüntüleme

DÜNYAYI SEVGİ KURTARACAK

Hayat, ilk nefesimizle değil, ilk sevme fısıltımızla başlar. İnsanoğlunun asırlardır aradığı o mutlak mutluluk formülü, aslında formülsüzlüğün kendisinde, yani koşulsuz sevgide gizlidir. Büyük medeniyetler, devrimler ve mucizeler; laboratuvarlardan ziyade yüreğinde sevgi büyüten insanların eseridir. Dikkat edin; yüzünde kesintisiz bir tebessüm taşıyan, etrafına görünmez bir pozitif enerji yayan insanların ortak noktası, kalplerindeki o bitmek bilmeyen şefkat kaynağıdır. Because, yaşam aslında dışarıya değil, insanın kendi içine doğru yürüdüğü bitmeyen bir yolculuktur.
Kendimiz olabilmeyi başardığımızda ancak, aynadaki yüzümüz bizi gerçek anlamda yansıtır. Artılarımızla, eksilerimizle, geçmiş hatalarımızla ve kazandığımız başarılarımızla kendimizi bütünüyle kabullenmek, varlığımızdan sevinç duymak… İşte kendimizi gerçekten sevdiğimizde, o zorlu “kendimiz olma” eşiğini aşmışız demektir.
Ancak madalyonun bir de karanlık yüzü var: Sevgisizlik.
Terazi İlkesi: Sevgi ve korku, yaşam terazisinin iki kefesidir. Ağırlık hangi taraftaysa, kaçınılmaz olarak diğer taraftan uzaklaşırız.
Sevgisizlik insanı hızla korkuların kucağına iter. Ölüm korkusu, sahip olduklarımızı yitirme endişesi, terk edilme, yalnız kalma ya da aldatılma korkusu… Bu karanlık hisler bizi özgür kılmak yerine sığınacak yapay korunaklar aramaya zorlar. Korunaklar arttıkça bağımlılıklarımız artar ve trajik bir şekilde kendimiz olmaktan fersah fersah uzaklaşırız.
Zaman zaman düştüğümüz bu varoluşsal çıkmazlardan kurtulmanın tek bir yolu vardır: Korkunun boşalttığı sandalyeye sevgiyi oturtmak. Doğayı, insanları, hayatı sonsuz bir bağlılıkla sevmek, korkuları yok etmenin en kestirme yoludur.
Fakat asıl mesele, sadece “iyi” olanı sevmek değildir. Kadim bir bilgenin de dediği gibi: “Çevremizdeki iyi insanları, bize iyilik yapanları sevmek kolaydır. Önemli olan bize zarar veren, kötülük yapanları da sevebilmektir.”
Düşmanlarınızdan kurtulmanın en asil yolu, onları dost edinmektir. İnsanlar ne yazık ki aralarına köprüler kurmak yerine kalın duvarlar ördükleri için bu koca dünyada yapayalnız kalırlar. Yeryüzündeki en ıssız, en ücra yer, içinde sevginin kırıntısı bile kalmamış bir insan yüreğidir.
Yeterli ve samimi bir sevginin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk, yıkamayacağı hiçbir duvar yoktur. Problemin köklerinin ne denli derinde olduğunun ya da manzaranın ne kadar ümitsiz göründüğünün hiçbir önemi yoktur. Sevgi, en ümitsiz anlarımızda sığındığımız o sarsılmaz cesarettir. Paylaştıkça çoğalır, çoğaldıkça karanlığı boğar.
Büyük usta Rıfat Ilgaz, insan sevgisini ve hayata bırakılacak en güzel mirası “Son Şiirim” adlı eserinde ne kadar da yalın ama sarsıcı özetler:
“Elim birine değsin ısıtayım üşüdüyse boşa gitmesin son sıcaklığım.”
Son nefesimizde bile bir başkasının üşüyen ellerini ısıtabilme arzusu… İşte dünyayı kurtaracak olan tam olarak bu felsefedir.
Sevgiyle kalınız…
iyi geceler.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil