FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Dünya, Gündem, İletişim, Politika, Yaşam 10 Ekim 2023 213 Görüntüleme

BASİL ZAHAROFF

Hamas ve İsrailin Ortadoğu’yu kan gölüne çevirdiği ve genellikle masum insanların yaşamını yitirdiği bir savaş gündemimize oturdu. Ünlü Edebiyatçı Jean Paul Sartre; “Savaşları zenginler çıkarır, fakirler ölür.” Sözünü söylediğinde 2. Dünya bir savaşı sırasında, ülkesi adına önemli görevlerde bulunmuştu. Bu sözleri, uzun soluklu gözlemlerine dayanmaktadır, zannımca.
Ülkemizin yoksullaşmasının, 3. Dünya ülkesi olmaktan bir türlü kurtulamamasının en önemli nedenlerinden birisi komşularıyla, özellikle (halklarının her anlamda aynı yaşam biçimini benimsemiş olduğu halde ) Yunanistan ile bir dostluk köprüsü kuramamış olması ve silahlanmaya olağanüstü bir kaynak ayırmış olmasıdır. İki halk yönetenleri tarafından, siyasi amaçları için birbirine düşman edilmiş, bu düşmanlık iki ülkeye de pahalıya mal olmuştur.
Aşağıda anlatacağım öykü bu düşmanlığın nasıl başladığı konusunu biraz aydınlatacaktır diye düşünüyorum.
Dünyanın gelmiş geçmiş, en zengin , en esrarengiz ve en çok nefret edilen adamlarından birisi, Basil Zaharoff adlı bir silah tüccarıdır. Zaharoff’un yaşamını anlatan kitaplarda, “Bu adam için dikilen anıt, milyonlarca insanın mezar taşlarından oluşacak ve üzerinden milyonlarca insanın ölüm çığlıkları yansıyacaktır.” Cümleleri yer almıştır. Elli yıldan uzun süre silah piyasasını elinde tutan bu adam, ülkeden ülkeye gidip milli endişe ve korkuları tahrik ederek, ezeli düşman sayılan devletleri silahlandırdı. Rus-Japon savaşında her iki ülkeye de, Birinci dünya Savaşında Almanya’ya, İtalya’ya, İngiltere’ye, Fransa’ya silah sattı.
Ve Türkiye…Ve Yunanistan…
Aklı selim her insan silahlara ve savaşlara karşı durmaktadır. Yıllardır bütçemizde savunmaya ayrılan büyük paylar nedeniyle, dışa bağımlı ekonomimizin gelişmemesi yüzünden, ülkemizde ne işsizlik, ne sağlık ne de eğitim sorunu çözüldü. Oysa biz, “Yurtta barış, dünyada barış.” , “Savaş zorunluluk olmadıkça cinayettir.” diyen, dünyanın örnek aldığı bir lidere sahip olmuş bir milletiz. Komşularımızla sürekli yapay anlaşmazlıklar çıkartılarak, silahlanmaya mecbur bırakılmış, hatta üçüncü dünya savaşı, Türk-Yunan savaşı ile başlayacaktır senaryolarıyla tahrik edilerek silahlanmaya zorlanmışız. Bu da yoksulluğumuzun, geri kalmışlığımızın nedenlerinden birisidir. Bir vilayetimiz kadar nüfusa sahip, köklerimizde aynılıklar, kültürlerimizde, yaşam biçimimizde olağan üstü benzerlikler bulunan Yunan halkıyla, Türk halkı arasında dostluğun yaşatılması ve geliştirilmesi bir insanlık gereğidir. Düşünsenize, bunca yıl silaha yatırılan paraların, ülke kalkınmasında bizi nerelere getirmesi mümkün olacaktı. Hele düşmanlık yerine “Ege’yi Dostluk Denizi” haline getirebilseydik; Taşımacılık, balıkçılık, turizm konusunda hatta petrol, doğalgaz çıkarma konusunda yapılacak ortak çalışmalarla dışa bağımlılıktan kurtulmamız hiçten bile değildi. …
Ama öyle olmadı. Neden?
Türkiye’de yoksul bir Anadolu köyünde, penceresi bile olmayan ücra bir kulübede doğan, çocukluğu açlık ve sefalet içinde geçen, yaşamı boyunca sadece beş yıl okula gidebilmiş olan Zaharoff; 27 yaşındayken hayatını Yunanistan’da sürdürüyordu. Silah tüccarlığına soyunan bu adam, Yunanlıları tahrik etmek için, çevrelerinin “kana susamış” düşmanlarla çevrili olduğuna ikna etmeye başarmış ve büyük komisyonlar karşılığında Yunanlıların hızla silahlanmasına yardımcı olurken, ilk kez denizaltı almasını bile sağlamıştı. Hatta dünyada ilk deniz altı filosu böylece kurulmuş oluyordu. Ardından, yabancısı olmadığı topraklara geçerek, sahip olduğu itibarla ileri gelenlerin karşısına çıkıp, “Yunanlıların ne yaptığını görmüyor musunuz? Sizi haritadan silmek istiyorlar.” Tahriklerine başlamış. Bu propagandaların sonunda Türkiye de iki adet denizaltı almıştı. Ülkeler arasında silahlanma yarışı hızlanırken. Basil Zaharoff servetine servet katmaya devam ediyordu.

ALİ GENÇLİ

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

GÜÇLÜ KADIN

GÜÇLÜ KADIN

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil