Ana Sayfa Yazarlar 14.12.2023 297 Görüntüleme

Araştırmacı , Yazar

MÜTHİŞ BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ !

Türkiye’de 1933 yılında bir üniversitemiz vardı. 1955 yılında 5 , 1980 yılında, benim üniversite öğrencisi olduğum dönemde 19 oldu. 1991 yılında 29’a çıktı. 2002 yılından sonra hızla artarak, 2005 yılında 77’ye , 2019 yılında 207’ye yükseldi. Şu anda ise üniversite sayımız 209 Üniversite sayısı bu kadar artınca doğal olarak akademisyene de gereksinim duyuldu. O konuda da üniversite sayımızla orantılı olarak iyi yol almışız!. 2002 yılında toplam akademisyen sayımız 70 bin iken buğün 184 bin 516 ! Yani akademisyen sayımız; bu kadar kısa sürede neredeyse 3 katına çıkmış. Universitelerdeki profesör sayımız 34 bin 280 olmuş 21 yıl önce 76 olan üniversite sayımızın bugün 209 olmasının doğal sonucu budur.

Yeni kurulan üniversitelerde; oluşturulan akademik kurullara, kürsülere dolayısıyla öğrencilere hoca lazım..Yani mantar gibi çoğalan üniversitelere mantar ( ! ) gibi de hoca lazım. Günümüzün rektörlerini, profesörlerini TV lerde, yazılı basında hep birlikte ibretle izliyoruz. O unvanları nasıl aldılar ? hangi yetenekleriyle aldılar? Bu konulara girmeyeceğim. Ama şunu biliyorum eskiden zordu bu unvanları almak. Eee, şimdi bilgisayar var, internet var, daha başka başka şeyler var ! Neyse, bunlar beni aşar.

Yaşını başını almış bir yurttaş olarak sorularım şunlar ;

☆ Nicelikte; hem üniversite sayısında, hemde akademisyen sayısında patlamayı yapmışız da. Peki nitelikte ne durumdayız ?

☆ Dünyada; ilk 100′ ü geçtim, ilk 500 e giren kaç üniversitemiz var?

☆ Bu üniversitelerden mezun olan gençlerimizin kaçı iş bulabiliyor ?

☆ Devlet ihtiyaca göre planlama yapıyor mu? Üniversiteler ülkenin ihtiyacı olan alanlarda; ihtiyacı karşılayacak kadar mı mezun veriyor, yoksa her meslek gurubundan her yıl mantar ( ! ) gibi mezun mu veriyor ? Üniversiteler kafalarına göre mi öğrenci kaydediyor ?

☆ Bu çok değerli ! akademisyenlerimizin yayınladıkları makale sayısı yada bilimsel çalışmalarının sayısı, bilime katkıları vs dünya ölçeğinde kıyaslandığında ne durumdayız?

☆ Dünyanın saygın bilim dergilerinde kaçının makalesi yayınlanıyor ? Kaçına atıf yapılıyor?

☆ Sosyal sorumluluk projelerinde kaç üniversitemizin ismi var? Bizim; bu kadar üniversite ve bu kadar akademisyenle uçmamız lazım. Belki de uçuyoruzdur !!! .”Belki” si fazla. Baksana, dünya rekorunu kırmışız. bu kadar kısa sürede; bu kadar akademisyen yetiştiren, bu kadar üniversite açan başka bir ülke var mı? İşte! uçmuşuz, hemde kanatsız.

Türkiye’deki üniversitelerde kayıtlı öğrenci sayısı 8 milyon. Bu sayı ile OECD ülkeleri içinde ilk sıradayız. Bu öğrenci sayısı, ülke nüfusumuzun %9’u. Son 30 yılda açılan üniversite sayısı 20 kat artmış. Son 5 yılda açılan üniversite sayısı 80. Toplamda kamu, vakıf ve özel üniversite sayımız 209. Alın size müthiş bir rekor daha; Son bir yılda yetişen Profesör sayımız 4.000. (Dörtbin) 68 üniversite rektörünün uluslararası yayınının olmadığı, 21 üniversitenin, uluslararası hiçbir etkinliğinin olmadığı araştırmalarla ortaya konmuş.

Eee, bu durumda haklı olarak, “Nicelik mi, nitelik mi?” sorusunu sormamız gerekmiyor mu?

İlyas Erbay

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

YAREN VE YAR

YAREN VE YAR

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil