FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Yazarlar 4.01.2024 301 Görüntüleme

1985 yılında Hacettepe Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Lisans, 1989 yılı Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Lisans mezunu. Konya, Hakkari, Safranbolu Devlet Hastanelerinde Diyetisyen olarak çalışıp, 2005 yılında emekli oldu.

ÇORBALARIMIZLA GELEN ŞİFA

Çorbalar; mutfağımızda yeri önemli olan, yemeklerdendir. Özellikle kış mevsiminde sıcak çorba içme alışkanlığımız vardı…Günümüzde evde yemek yapma alışkanlığı git gide azalırken, çorbalar da eskisi kadar revaçta değil sanki. Yapımı, diğer yemeklere göre daha kolay olan bu yemeğin, vücuda faydası diğer yemeklerden aşağıda kalmadığı gibi, bir çok üstünlüğü de vardır. Her şeyden önce sıvı içeriğinin yüksek olması değerli yapar onları. Biliyorsunuz vücuda ne kadar çok su girerse o ölçüde sağlıklı oluruz. Çorba deyince akla ilk tarhana gelir. Kendileri bizim en şöhretli olan çorbamızdır. Mutfağımızın baş tacı çorbasıdır o. Özellikle kıymalı yapıldığında besin değeri de oldukça yükselir. İçeriğinde yoğurt olması ve mayalanmaya tabi tutulması değerini artırır, probiyotik yapar onu. Biz Kastamonulular ondan enfes çörekler de yaparız.

Çorbalar bana Hacettepe Yurdunda kaldığım günleri hatırlatıyor. Ramazan geldiğinde gece yarısı yurt kantininde çorba servisi olurdu. Kupasını kapan sıraya girip, çorbasını kavuşurdu. Kantin; aynı zamanda TV salonu görevini de üstlendiği için her zaman kalabalıktı. Çorba kuyruğunun kantinden dışarı çıktığını hatırlıyorum.. Oruç tutanımız da, tutmayanımız da çorba saatinde kantindeydik. Burada çıkan çorbanın lezzetini başka hiç bir yerde bulabilmiş değilim. Neden o kadar tatlıydı acaba? Gecenin o saatinde yiyecek bulmanın memnuniyeti, lezzetini katlıyordu muhtemelen, fakat ihtimal içine MSG katıyorlardı, yani et suyu bulyonu,…yani Çin tuzu. Biliyoruz ki, bu aroma maddesi kanser yapıyor ! Kanser yapmanın yanında beyine toksik etkisi söz konusu fakat bununla da yetinmiyor maalesef insülin direnci yapıyor ve daha da yetinmiyor, arsız çünki gözün retina tabakasına saldırıp onu hasarlıyor. Hazır paket çorbalar alacaksak içeriğine bakarak almak şart. MSG gördüğünüzde elinizi çekin hemen, CISS.

Çorbalarda; lezzete ve sağlığa olan olumlu etkileri sebebiyle evde yaptığımız et sularını kullanabiliriz. Tavuk suyu ( tercihen organik yahut köy tavuğu) yahut kemikli etten hazırlanan et suları kullanılabilir. Benim bu konuda en pratik olarak kullandığım dana pöçlerdir. Et suyu, kollajen içeriği ile dokuları birbirine yapıştırıcı etki gösterir. Dokuların bütünlüğünün sağlamlaşması vücuda direnç ve sağlık verir. Özellikle gripal durumlarda, bu nedenle tavuk suyu çorbalar öneriliyor, fakat her türlü et suyu ilave edilmiş kollajen içerikli çorba kullanılabilir elbette. İçine bol limonda sıkınca işlem tamamdır. Mevsim griplerinde, birkaç karanfili ağızda tutmak, boğaz kuruluğunu almaya yardımcı olur… Bu gibi hastalıkların akabinde, çocuklar kolayca otit olur. Orta kulak iltihabı ! Ona da sarımsak iyi gelir fakat tek başına onunla tedavi etmeye de kalkılmamalı. Doktorunuzun verdiği ilaçlara ilaveten kullanılabilir ve kullanırken dikkatli olmak kulağın içine kaçırmamak gerekir. Bu nedenle biraz büyük bir diş sarımsağın sivri ucu azıcık kesilir ve içine toplu iğne batırılarak delinir ki faydalı uçucu bileşikler kulağın içine gitsin.Sarımsak dişinin dışına kulağı yakmaması için flaster yapıştırılır. Yapışan flaster biraz uzun tutulursa kulaktan çekip çıkarmak kolaylaşır. Gripin yakın arkadaşı öksürük için salep ve ıhlamuru da hatırlatmak isterim. Zencefilli az bal katılmış ıhlamur iyidir. Bol tarçınlı salep ise efsane; eczacılar salepi öksürüğe kullanır.

Çorbalar, hafızalarımızda hasta yemeği olarak yer etmiştir.. Yukarıda söz ettiğim gibi et suyu çorbalar soğuk algınlığı ve kemik kırıklarında kullanılırken, naneli yayla çorbası ve kızılcık tarhanası ishal gibi sindirim sistemi sorunlarında kullanılır. Ameliyatlardan sonra normal beslenmeye geçişte önemlidirler. Her türlü iştah kesilmesi ve mide rahatsızlıklarında rahatlıkla kullanılan yemektir çorbalar. Bebek beslenmesinde ve yaşlı beslenmesinde sindirim kolaylığı ile tercih sebebidirler. Eskiden komşusu hasta olana çorba gönderme adeti vardı. İnsana, hastayken gösterilen ihtimamın sembolüdür onlar.

Mevsim itibarıyla grip ve soğuk algınlığı vakalarının çoğaldığı bu günlerde bol limonlu kollajenli çorbalar tavsiye ederken tüm rahatsızlananlara geçmiş olsun diyorum.

Sevgilerimle

Dyt. Güner Erbay

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Usul ve Esas’a Dair

Usul ve Esas’a Dair

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil