FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Yazarlar 14.05.2024 169 Görüntüleme

Şair , Yazar

Ekolojik Yıkım Ekonomik Büyümenin Doğrudan Sonucudur.

Bir ekonomik büyüme yarışıdır sürüyor. Ülkeler ekonomik büyüme oranlarına göre övünüyor ya da üzülüyor. Yakın zaman açısından bakıldığında ve de doğayı tahrip edişi göz ardı edildiğinde ekonomik büyüme iyi bir durum ve gelişme gibi algılanabilir. Ne güzel büyüyoruz denilebilir. ( Kaldı ki bu büyümeler her toplumda azınlık bir kesime yarayan bir büyümedir ve çoğunluğun bu büyümeden her hangi bir yararlanma durumu da olmamaktadır) Ne var ki mesele bu kadar basit değildir. Büyüme üretim hızı ve hacmi ile eşanlamlıdır. Çok üretirseniz büyürsünüz. Üretilenin tüketilmesi de bu döngünün bir ayağıdır elbette. Üretilen tüketilmiyor ise zaten üretmeniz anlamsızlaşır ve ekonomik kriz de bu durumda başlar. Mal çok ama alım gücü olmadığından sarfiyat yok. Bu durumda ne olur ekonomik tıkanma ve kriz. Peki çok üretiyoruz ve tüketmede de bir sorun yoksa bu iyi bir durum mudur? Yarattığı dolaylı ve doğrudan sonuçlarına aldırmazsanız iyi bir durumdur diyebilirsiniz. Kısa vadede hoş görünen mal ve hizmet bolluğu ve aşırı tüketicilik uzun vadede insanlığın tükenişine giden yolda parka taşları döşemek gibidir. Büyüme iyi bir gidişat değildir.

Ozon tabakası delindi. Zararlı Güneş ışınlarını kesen ve absorbe eden Ozon tabakasının kalbura dönmesi sonucu zararlı ışınlar doğrudan yerküreye inerek biyolojik dünyada sorunlar ve yeni hastalıklar yaratıyor. Buzullar eriyor, bu erimeyle beraber okyanuslarda su seviyesinin yükselişi sürerken, buzulların yarattığı serinliğin eksilmesi ile yerkürede atmosferin ısınması gelişiyor ve sıcaklıklar artıyor. Üretimi artıralım derken atmosfere daha fazla miktarda gazlar salıyoruz. Normalde % 99 ‘u Oksijen ve nitrojen gazından oluşan atmosferin bileşimi değişmiş SOS verir hale gelmiştir. Gaz salınımı yükselerek bir tabaka oluşturuyor ve sera etkisi başlıyor. Salınan gazların sera etkisi ile sıcaklık dahada yükseliyor ve küresel ısınma artıyor. Artan küresel ısınma yerküredeki yüzey sularının kurumasına ve tükenmesine yol açıyor. Eskiden gürül gürül akan dereler, çeşmeler ve doğal kaynak suları hani nerede ? Yüzey suları biterken yer altı suları artezyen kuyular yoluyla çekiliyor. Her geçen gün dahada derinlere inmek zorunda kalınıyor. Çünkü yer altı suları da küresel ısınmaya bağlı olarak eksiliyor. Daha fazla üretim yarışı başka neye yol açıyor? Çevre kirlenmesine. Her türlü atık hacim olarak artıyor ve geri dönüşüm dışında kalanlar çevreye savrularak hem görsel kirliliğe hem de kimyasal reaksiyonlar yoluyla bizzat gezegenin kendisine zarar veriyor. Küresel ısınma, atmosferin değişime uğraması iklim düzeninde değişimi doğurmuş bulunuyor.

Eski iklim periyotlarını artık göremiyoruz. İklim krizi diyebileceğimiz düzeyde bir sıkıntı ile karşı karşıyayız. Zamansız ve tufan düzeyinde kar ve yağmur yağışları, tsunamiler, depremler, yazda kış kışta yaz havasının yaşanıyor olması iklim krizinin çıplak göstergeleri olarak birer mertek gibi gözümüze gözümüze giriyor. Tabi ki tüm bunlar, ekolojik bozulma ve iklim başkalaşımları biyo çeşitliliği de doğrudan ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde etkiliyor. Pek çok mikro organizma türerken bir çok canlı türün de yaşamdan sesiz sedasız yok oluşu gerçekleşiyor.

Canlılar için yaşam olanağını gittikçe kısıtlayan ekolojik yıkım ve iklimsel krizin yaratıcısı, tek ve temel sebebi nedir ? Bu sorunun tek doğru yanıtı vardır o da ekonomik büyümeyi amaçlayan daha fazla üretim ve tüketim çabasıdır. Bu çok net ve doğru bir cevaptır. Üretim ve tüketim çılgınlığı bu tempoda devam ederse gezegende canlılar için gerekli yaşamsal koşullar kalmayacaktır. Herkesin bu konuda yaklaşan kaçınılmaz sonu görmesi, kavraması ve bu gidişata dur demek için çaba sarfetmesi dileğiyle. Yeni yazılarda buluşmak üzere.

Doğan Karaağaç

14 Mayıs 2024

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

TAMAMEN DUYGUSAL BİR SİYASET

TAMAMEN DUYGUSAL BİR SİYASET

Hazır Site web sitesi kurma webmaster By Uzman Tescil